YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5096
KARAR NO : 2011/11778
KARAR TARİHİ : 06.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi … ile davacı 3. kişiler vekili, davalı alacaklı vekili ve borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3. kişi … ve birleştirilen davaların davacısı 3.kişi vekili, Sincan 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/104 Takip, … 6. İcra Müdürlüğünün
2010/40 talimat sayılı dosyasından 27.1.2010 tarihinde haczedilen … marka bulaşık makinasının davacı …’e, … marka televizyon ile aynı marka buzdolabının müvekkili …’a, … marka çamasır makinası bilgisayar ve koltuk takımının kendisi …’a, yemek odası takımının da davacı …’a ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığını, davacıların borçlunun babası eşi ve kardeşleri olduğunu, aynı konuda davacı … tarafından açılan 2007/243 E sayılı davanın reddedildiğini belirterek davanın reddini, %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Davalı borçlu … Büyükşahin haczin huzurunda yapıldığını, istihkak iddiasına itiraz etmediğinden davada taraf olamayacağını, dava konusu mahcuzların davacı eşi … ile evlenmeden önce alındığını, mahcuzlardan sadece … marka bulaşık makinasını çeyiz olarak getirdiğini, bu makinanın da babası davacı … tarafından iade edilmek üzere kendisine verildiğini, diğer mahcuzların eşi …’la evlendiğinde evde olduğunu, bunlardan bir kısmının 2002 yılında, bir kısmının ise …’ın ilk evliliğinden kalan eşyalar olduğunu davaya itiraz etmediğini mahcuzların kendisine ait olmadığını kendisinin davaya dahil edilmesine ilişkin ara kararından rucu edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; takip borçlusunun eşi ve akrabaları olan davacılar borçlunun evinde yapılan 27.1.2010 tarihli haciz sırasında istihkak iddiasında bulunmuş ise de haczin borçlunun adresinde ve huzurunda yapıldığı, bu durumda İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karine aksinin kesin ve inandırıcı delillerle davacılar tarafından ispatlanamadığı mahkemenin 2006/326 E 367 K sayılı dosyasındaki menkullerin bu davadaki menkullerle ilgisinin olmadığı, davacıların istihkak davasının muvazaalı olduğu gerekçesiyle davacı ve birleşen dosya davacılarının davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi … ile davacı 3. kişiler vekili, davalı alacaklı vekili ve borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000 TL.’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasanın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10.00 TL.yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2010 yılında bu parasal sınır 4.110,00.TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 12.11.2010 gün ve 27757 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığına ait 401 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2010 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı %7,7 olarak öngörülmüştür.Buna göre, 2011 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için,temyize konu dava değerinin 4.420,00 TL.’sini geçmesi gerekir.
Somut olayda, temyiz konusu dava değeri 2010/53 E sayılı dosyada (davacı 3. kişi …) mahcuzların değeri 500 TL, 2010/54 E sayılı dosyada (davacı …) mahcuzların değeri 900 TL, 2010/56 E sayılı dosyada (davacı 3.kişi …) mahcuzların değeri 2.200 TL, 2010/61 E sayılı dosyada (davacı …) mahcuzların değeri 400 TL’dir.
Bu durumda hüküm ayrı ayrı her dava yönünden kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıdaki nedenlerle İİK’nun 363, 365/3 Eki 1. maddeleri uyarınca davacı 3.kişi … ile 3. kişiler vekili ile davalı alacaklı ve davalı borçlunun temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişi … ile davacı 3. kişiler, davalı alacaklı ve borçluya geri verilmesine 6.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.