Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/5180 E. 2011/11676 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5180
KARAR NO : 2011/11676
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ : Ankara Sulh 4. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni ile reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Mustafa’nın üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’ya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın Ankara İli, Bala İlçesi sınırları ilçesinde bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeni reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle tasarrufun iptali davaları genel yetki kurallarına göre HUMK’nın 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinde görülür (HMK md. 6). Davalılar birden fazla ise
dava, davalılardan birinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bu durumda davacı, davalılar aynı yerde oturuyorlarsa davasını orada, ayrı ayrı yerlerde oturuyorsa seçimlik hakkını kullanarak dilerse borçlunun, dilerse borçlu ile hukuki işlemde bulunan 3.şahsın yerleşim yeri mahkemesinde davasını açabilir. Alacaklı ile borçlu arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa sözleşmede yetkili gösterilen yer mahkemesi de HUMK 22. maddesine göre yetkilidir (HMK md.17). Bu tür davalarda borçlu ile üçüncü kişi konumundaki diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan borçlu davalı tarafından yapılan yazılı yetki sözleşmesi diğer davalıyı da bağlar. Yetki itirazında bulunan taraf HUMK’nın 23. maddesi uyarınca hangi mahkemenin yetkili olduğunu gerekçesi ile birlikte bildirmek zorundadır (HMK md.19). Yine bu tür davalarda HUMK’nın 13. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır.
Somut olayda davalı …’un davada kendisini vekil ile temsil ettirmek amacıyla verdiği vekaletnamede adresinin yerleşim yeri olarak Çankaya/Ankara adresi gösterilmiştir. Bu nedenle davacının davasını yetkili mahkemede açmış olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece davanın esasına girilerek, tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere yetkisizlik kararı verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … Varlık Yönetim A.Ş’ye geri verilmesine 5.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.