YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5211
KARAR NO : 2012/4516
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının işleteni olduğu araç sürücüsünün tam ve ağır kusuruyla sebebiyet verdiği kazada ölen dava dışı şahısların mirasçılarına müvekkili tarafından toplam 149.144 TL ödendiğini belirterek ödenen 149.144 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücünün de kusurunun bulunduğunu, ceza davası sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 149.143,55 TL rücuen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.01.2010 gün, 2009/12834 Esas, 2010/644 Karar sayılı kararıyla, dosyada alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, ancak kasta yakın bir davranışının varlığı kanaatine varılamadığının bildirildiği, ceza davasında da sürücünün
ağır kusurlu olup olmadığı hususunun çekişmeli olduğu, bu nedenle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile 149.143,55 TL rücuen tazminatın (50.000 TL’si 04.12.2005 ödeme tarihinden, 49.143,55 TL’si 10.11.2005 ödeme tarihinden, 50.000 TL’si 21.12.2005 ödeme tarihinde itibaren) 3095 Sayılı Kanunun 2/3 maddesi gereğince %30 faiz oranını geçmemek üzere değişen oranda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ağır kusura dayalı rücuen tazminat davasıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-a maddesinde, tazminatı gerektiren olayın işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde, sigorta şirketinin sigortalıya rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Görüldüğü gibi maddede tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusurdan bahsedilmektedir. Ağır kusur, yargısal kararlarda “aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel dikkat ve özenin gösterilmemesi” şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara “tam bir aldırmazlık” söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır. Bu itibarla, sürücünün tam kusurlu olmasıyla ağır kusurlu olması halini birbirinden ayırmak gerekir.
Somut olayda; davalıya ait aracın sürücüsü, dört şeritli ve tek yönlü otobanda, emniyet şeridinde park halinde bulunan müteveffaların da içinde bulunduğu araca arkadan çarparak kazaya sebebiyet vermiştir. Prof.Dr. …tarafından tanzim edilen 08.01.2007 tarihli raporda, sürücünün kasta yakın bir davranışının olup olmadığının değerlendirilemediği, ağır kusur halinin varlığının tespitini ise mahkemenin takdirine bıraktığı belirtilmiştir. Kazanın oluş şekline göre, dava dışı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olmakla beraber, yukarıda anlatılanlar
ışığında ağır kusurlu olduğundan veya kasti davranışından söz edilemez. Buna göre, mahkemece rücu koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.04.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.