YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5340
KARAR NO : 2011/9382
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davanın 6183 sayılı Yasanın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu Yasa’nın 30. maddesi gereğince amme alacaklarının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla, borçlu tarafından yapılan bir taraflı tasarruflar ile borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün tasarrufların tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun hükme bağlandığı, somut olayda borçlunun eşi ile davalı … arasında 14.9.2005 tarihinde araç satışıyla başlayan, ticari ilişkinin olduğu ve aynı işkolunda faaliyet gösterdikleri, davalı … ile de aynı işkolunda çalıştıkları 08.12.2004 tarihli tutanak içeriğinden davalı …’in davalı borçlu ve eşi ile ticari ilişkileri olduğu dolayısıyla davalı … ve …’in borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın 6183 sayılı yasanın 30.maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda borçlunun maksadının diğer davalılarca bilinebilecek durumda olması gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen hususlarda yeniden inceleme yapılmasının mümkün bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … ve davalı … vekilinin temyiz temyiz itirazlarının reddine,
2- Davanın kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın davalı …’e geçtiği tarihteki vergi borcu olan 57.615,61 TL ile sınırlı olarak karar verilmemesi isabetli değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “vergi borcu” ibaresinin çıkarılarak yerine “taşınmazın davalı …’e geçtiği tarihteki vergi borcu olan 57.615,61 TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 207,90 TL kalan harcın temyiz eden davalılar … ve …’den alınmasına 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.