YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5622
KARAR NO : 2011/9482
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Simav İcra Müdürlüğünün 2008/1162 sayılı takip dosyasında, haczedilen … plakalı aracın, trafik sicilinde müvekkili adına kayıtlı olduğunu, aracın kimin elinde haczedildiğinin KTK 20/d maddesi karşısında bir öneminin bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun evinin önünde ve araç borçlu elinde iken yapıldığını, haciz sırasında borçlunun aracı satın aldığını beyan ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu aracın trafik sicilinde davacı 3.kişi adına kayıtlı olmasına karşın haciz sırasında borçluların elinde bulunduğu, borçlunun haciz sırasında aracın kendisine ait olup ruhsatın davacı üzerine olduğunu beyan ettiği, trafik kaydının mülkiyeti çözümleyen bir belge olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile katılma yoluyla davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu … plakalı araç her ne kadar borçlunun elinde haczedilmiş ve borçlu aracın kendisine ait olduğunu beyan etmiş ise de; aracın fiili hacizden çok önceki bir tarihte davacı tarafından satın alınarak adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları ve Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca trafikte kayıtlı her türlü
aracın satış ve devri, tescil belgesi esas alınarak noterlerce yapılacak satış sözleşmesi ile mümkündür. Somut olayda, takip borçlusu dava konusu aracı harici satış sözleşmesiyle davacıdan satın almış olsa bile 2918 sayılı KTK.nun 20/d maddesine uygun yapılmayan satış sözleşmeleri geçersiz olduğundan ve satışın danışıklı olduğu iddiasıyla açılmış bir iptal davası da bulunmadığından davacı 3.kişinin istihkak davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.