YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5682
KARAR NO : 2011/9543
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Antalya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1512 takip sayılı dosyasında 18.09.2010 günlü haczin, takip borçlusu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapıldığını, burasının borçlu tarafından muvazaalı olarak önce …, ardından da borçlunun kardeşi olan … isimli şahıslara devredildiğini, İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirilmediğini ve BK’nun 179. maddesi gereğince de devralanın işletmenin borçlarından sorumlu olması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, üçüncü kişinin borçlularla bir bağlantısının olmadığını, mahcuzlara ait faturaların sunulduğunu, iş yeri devri yapılmadığını, belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu şirket), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Davalı (borçlu …), adına çıkartılan davetiye tebliğ edilememiş ara karar takip de edilmemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin borçlu şirketin adresinde yapıldığı, borçlu …’in kardeşi olan üçüncü kişi …’in iş yerini iki üç yıl önce dava ve takip dışı bir şahıstan devraldığını beyan ettiği, borçlu ve davacı arasında alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak iş yeri devri yapıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, istihkak davalarında dava değeri hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenir.
Somut olayda her ne kadar tüm mahcuzların değeri belirlenmemişse de bir kısmının belirlenen değeri bile alacak miktarından fazladır. Bu durum karşısında nispi karar ve ilam harcının alacak miktarı olan 7.500,00.-TL üzerinden hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur. Ne Var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3. bendindeki “Peşin alınan harcın sayılması ile 1.245,00.-TL harçtan peşin alınan 17,15.-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.227,85.-TL eksik harcın davalılardan alınmasına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alacak miktarı olan 7.500,00.-TL üzerinden alınması gereken 445,50.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 17,15.-TL harcın mahsubu ile bakiye 428,35.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.