YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5806
KARAR NO : 2011/8797
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5273 sayılı takip dosyasında yapılan 19.12.2008 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait olduğunu, borçlularla ilgisinin bulunmadığını, borçluların üçüncü kişi yanında tezgahtar olarak çalışırken 31.08.2008’de işten çıkartıldıklarını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği ve borçluların mal beyanı dilekçesinde de gösterdiği yerde yapıldığını, borçluların burada fiilen çalıştığını, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin ödeme emrinin de tebliğ edildiği, takibe dayanak bonoda geçen takip adresinde yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlular dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, aksini ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu delillerle mahcuzların kendisine ait olduğunu kanıtladığı, borçluların davacı yanında işçi olarak çalışıp ayrıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, ödeme emrinin tebliğ edildiği, takip adresinde yapılmıştır. Borçlu Sadettin Hot burasını takibe dayanak senette kendi adresi olarak da göstermiştir. Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına ait olduğunun kabulü gerekir.
İspat yükü altında olan üçüncü kişi, karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir ve vergi levhası, iş yeri açma belgesi gibi delillerin yanı sıra faturalara da dayanmaktadır. Ne var ki sunduğu faturaların ne kadarının mahcuzlara uyduğu yönünde bir inceleme yapılmadan karar verilmiştir. Gerçekten de uzman bilirkişi refakatinde yerinde yapılacak keşif incelemesi ile faturaların eşyanın türü, sayısı ve markası itibarı ile mahcuzlara uyup uymadığı ve ne kadarına uyduğu saptanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak tüm mahcuzlar açısından davanın kabulüne yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.