Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6168 E. 2011/9045 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6168
KARAR NO : 2011/9045
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2009/8169 sayılı takip dosyasından, 29.04.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, haciz adresinin borçlular tarafından işletildiğini ve alacaklı tarafından borçluya satılan malların bu adresten alındığını belirterek, İİK”nun 99 maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi ve borçlu duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, Ticaret Sicil kayıtlarına göre borçlu ve davalı 3.kişi şirket ortakları arasında organik bağ tesbit edilemediği ve haciz adresinin 3.kişiye ait olduğunun görüldüğü, borçlu şirketin adresinin farklı yerde olduğu, dinlenen davacı tanık anlatımlarının malların borçluya ait olduğunu ispatlayıcı nitelikte bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Dava konusu haciz 29.04.2009 tarihinde, davacı 3.kişi
… Turz. Teks. Gıda San. Tic. Ltd. Şirketinin
Ticaret sicilinde belirtilen adresinde yapılmıştır. Ancak
Borçlu şirketin takip adresine çıkarılan ödeme emri, adresin
boş olması nedeniyle tebliğ edilememiş ve borçlu şirketin
27.05.2008 tarihinde takip adresinden haciz yapılan bu adrese nakil kararı aldığı, daha sonra 21.01.2009 tarihinde bu adresten ayrılma kararı almış ise de 04.02.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde borçlu ve 3.kişi şirketin adresinin aynı olduğu görülmüş, borçlunun bu adresten ayrılma kararına rağmen terk etmediği anlaşılmıştır.Buna göre, haciz adresi borçlu ve 3.kişinin müşterek kullandıkları adres olup İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Bu yasal karine aksinin davalı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosya içerisindeki belgelerden,davalı 3.kişi ile borçlu şirket ortakları arasında organik bağ bulunmamakla beraber borçlu şirket işçilerinin bir kısmının 3.kişi şirketin işçileri olarak çalışmaya devam ettikleri, alacaklı tarafından borçlu adına gönderilen kargonun haciz adresinde 3.kişi ortağı Cüneyt Kalaycı tarafından alındığı anlaşılmıştır.
Davalı 3.kişi, hacizli malların kendilerine ait olduğunu dolayısıyla mülkiyet karinesinin aksine ispatlayıcı nitelikte herhangi bir mülkiyet belgesi de ibraz etmemiştir.
Bu durumda, davacı alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.