YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6176
KARAR NO : 2011/9105
KARAR TARİHİ : 11.10.2011
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 7.500 TL daimi maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 28.248 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile 7.500 TL’nin 4.9.2007 tarihinden, 20.748 TL’nin ise ıslah tarihi olan 12.3.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından Kaynaklanan daimi maluliyet tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece , davalının davadan önce yaptığı 6.640 TL ödeme, bilirkişi tarafından hesaplanan
34.888 TL daimi maluliyet zararından mahsup edilerek karar verilmiştir.
Davacı, davalı … tarafından yapılan ödemeyi dava açılmadan önce almış olup, hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmiştir.
Bu durumda mahkemece, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödemenin yapıldığı tarihteki verilere göre, davacının maluliyet zararı hesaplanmalı, ödeme miktarı zararı karşılıyor ise, talebin reddine, karşılamıyor ise, karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılacak yeni hesaplamaya göre bulunan maluliyet zararından davacıya yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden ve bilirkişiden bu yönde ek rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kaza sonucu yaralanan davacının daimi maluliyet (beden gücü kaybı) oranının 2659 sayılı Adli Tıp Kanununun 16.maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan sorulmadan Sosyal Sigortalar Sağlık İşleri Tüzüğüne uygun olmayan Şanlıurfa Devlet Hastanesinden alınmış rapora göre karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.