YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6288
KARAR NO : 2011/9668
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi)… davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2007/12265 sayılı dosyasından yürütülen takipte Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/985 Esas sayılı dosyasından 30.000,00 TL.teminat karşılığında satışın tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, ancak kooperatifin parası olmadığından ve kooperatif başkanının paranın kendi aralarında toplanması gerektiğini söylemesi üzerine çevrelerinden borç para topladıklarını ve böylelikle teminatın yatırıldığını , bir gün sonra tedbir kararının
kaldırıldığını ve alacaklı tarafın talebi üzerine mahkeme veznesine yatırılan teminat bedeli 30.000,00 TL. üzerine haciz konulduğunu, paranın şahsına ait olduğunu ileri sürerek tarafına iadesine (haczin kaldırılmasına) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, tedbir kararının borçlu tarafından talep edildiğini, dava konusu paranın da borçlu kooperatif adına makbuz karşılığında teminat olarak yatırıldığını, İİK.nun 72.maddesi gereğince yatırılan teminatın alacaklı tarafça her zaman talep edilebileceğini, davacının istihkak iddiasında bulunamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, müvekkilinin borca batık olduğunu, üyelerden para toplanamadığı için bu yola başvurulduğunu ve davaya bir diyeceklerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davacı 3.kişi … tarafından aynı konuda mahkemenin 2010/1013 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olan dava ile aynı şekilde davacı 3.kişi … tarafından mahkemenin 2010/1014 Esas sayılı dosyası üzerinden açılmış olan dava dosyaları iş bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece; davacıların borçlu olmayıp, takip borçlusu kooperatifin borcu için söz konusu teminatı kooperatif adına yatırdıklarının kooperatif defteri ve ödeme dekontunun incelenmesinden anlaşıldığı ve mahkemece verilen tedbir kararının da kaldırılmış olduğu, bu durumda yatırılan teminat üzerine haciz konulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin (davanın) kabulü ile 30.000,00 TL.teminat üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişilerin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişiler, davalı (borçlu) kooperatifin başkan ve yöneticileridir. Takip borçlusu kooperatif vekilinin Eskişehir 1.İcra Müdürlüğünün 2007/12265 sayılı dosyasından aleyhlerine yürütülen takibin ve satışın durdurulması yönündeki talebi üzerine, Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 25.11.2010 tarih ve 2010/985 Esas sayılı dosyasından satış işlemlerinin 30.000,00 TL.teminat karşılığında durdurulmasına karar verilmiş, belirlenen teminat miktarı 26.11.2010 tarihli makbuz ile borçlu kooperatif adına mahkeme veznesine yatırılmıştır.
Davacı 3.kişiler borçlu kooperatifin parası olmadığı için dışarıdan borç para temin ederek teminat bedelini yatırdıklarını, davalı borçlu vekili de, kooperatifin borca batık olduğu ve üyelerden para toplanamadığı için bu yola başvurulduğunu belirtmiş iseler de davacıların dayanağı olan Kooperatif Karar Defteri’ndeki 25.11.2010 ve 26.11.2010 tarihli kararlar, kooperatif ile borç verenler (kooperatifin başkan ve yöneticisi durumundaki davacı 3.kişiler) arasındaki hukuki bir iç ilişki olup, 3.kişilere karşı ileri sürülebilecek ve alacaklıları bağlayacak kararlar değildir. Kaldı ki, davacıların kooperatif adına borçlanmak üzere kooperatif genel kurulundan yetki aldıkları da iddia ve ispat edilmiş değildir.
Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre; uzman bilirkişi marifetiyle kooperatif defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.