YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6341
KARAR NO : 2012/5348
KARAR TARİHİ : 27.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkillerinin murisinin sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, davalı … şirketine başvuruları üzerine müvekkillerine 17.764 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz kaldığını ileri sürerek davacı … için 500 TL, davacılar …t için ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere tolam 2.500 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, her bir davacı için 20.000 TL olmak üzere toplam 60.000 TL manevi tazminatın davalı … dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin davacılara ödeme yaptığını ve sorumluluğunun kalmadığını, aksi düşünülecek olursa, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, kazanın oluşumunda müvekkili …’in kusurunun bulunmadığını, diğer müvekkili Birgül’ün ise sadece araç maliki olup, işleten sıfatı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 468,70 TL maddi tazminatın tüm davalılardan (davalı … önceki ödeme tarihinden, diğer davalılar kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar … yönünden maddi tazminat taleplerinin reddine, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 30.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
BK’nun 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, gerek ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı, gerekse delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararına bu yönleriyle bağlıdır. Bu durumda, ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararında kabul edilen maddi vakıalar, hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olacaktır.
Somut olayda;
Olayla ilgili tutulan 18.03.2010 tarihli kaza tespit tutanağında olayın kabul ediliş şekline göre, davalı sürücü …’ın asli kusurlu, müteveffa sürücünün ise kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir. Davaya konu kazayla ilgili görülen Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/158 Esas sayılı dosyasında alınan 02.08.2010 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda, farklı tanık beyanlarına göre, kazanın meydana geliş şekli iki farklı biçimde değerlendirilerek, farklı kusur oranları belirlenmiş, bilirkişi heyeti kazanın meydana geliş şekli hususunda kesin bir kanaate varamadığını bildirmiştir. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/626 Esas sayılı dosyasında alınan 03.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda ise, kazanın meydana geliş şekli kaza tespit tutanağındaki gibi kabul edilerek, davalının %65, müteveffanın %35 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemenin hükme esas aldığı tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunda, 03.12.2010 tarihli raporda belirlenen kusur oranlarına göre hesaplama yapılmıştır.
Alınan raporlardan, özellikle ATK Trafik İhtisas Dairesinin 02.08.2010 tarihli raporundan, kazanın meydana geliş biçimine ilişkin maddi vakıanın çekişmeli olup, kesinlik arzetmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, BK’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesince tespit edilen maddi olguların hukuk hâkimini bağlayacağı gözetilerek, ceza davasının kesinleşmesi beklenip, ceza davasında belirlenen maddi vakıaya göre, İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, gerekçeli, ayrıntılı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamına göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar … ve …’a geri verilmesine 27.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.