Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6351 E. 2011/9916 K. 27.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6351
KARAR NO : 2011/9916
KARAR TARİHİ : 27.10.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2009/14238 sayılı takip dosyasında, 10.11.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçluya ait belgeler bulunduğunu, haczin borçlunun huzurunda yapıldığını, davacı ile borçlunun kardeş olduklarını, istihkak iddiasının muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu duruşmada haciz mahalli ile ilgisinin bulunmadığını, mahcuzların davacıya ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı alacaklının takipten feragat ettiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince vekalet ücreti ve masraflara yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK’nun 96. vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.

1)İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca, alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi karar ve ilam harcının 1/4’ü anılan yasanın 28. maddesi uyarınca peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören 32. maddeye aykırı olarak eksik peşin harçla yetinilerek davaya bakılması bozmayı gerektirmiştir.
2)Davalı alacaklı vekilinin 10.8.2010 tarihli dilekçe ile dava konusu takipten feragat ettiği, bu beyanını 5.4.2011 tarihli oturumda da tekrar ettiği dosya içeriği ile sabittir. Bu nedenle dava konusu hacizli taşınır mallar üzerindeki haciz kalktığında mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderleri ve alacak miktarı ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nispi olarak hesaplanacak avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece işin esasına girilerek davacının dava açmakta haklı olup olmadığı, alacaklının dava açılmasına sebebiyet verip vermediği araştırılmadan avukatlık ücreti ve masraflar yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasıda bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.