YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/637
KARAR NO : 2011/1309
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Adana 12. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9747 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 01.10.2009‘da haciz konulan 01 KJ 773 plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 04.06.2009’da satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeni ile haciz koydurduklarını, ispat yükünün aksini iddia eden üçüncü kişiye düştüğünü belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (alacaklı) vekili, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 96/3. maddesi uyarınca, istihkak iddiasının haczi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu araç 25.07.2009’da … isimli dava ve takip dışı şahsın zilyetliğinde yakalanmıştır. üçüncü kişi davayı icra dosyası içinde istihkak iddiasında bulunmadan, bu tarihten yaklaşık 2,5 ay kadar sonra, 10.11.2009’da açmıştır.
Bu durumda öncelikle, davanın süresinde olup olmadığının, bu bağlamda…’nin borçlu ve üçüncü kişi şirketlerle bağının araştırılması gerekmektedir.
Davanın süresinde olduğu belirleniyorsa, işin esasına girilerek borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ilk kuruluşundan itibaren tüm ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, mahcuzun borçlu şirketin mal varlığı içinde tek araç olup olmadığı belirlenmeli, satım bedelinin düşük olması ve aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri de dikkate alınarak toplanan tüm delillere göre muvazaanın bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca usul hükümlerine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.