Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6404 E. 2011/10260 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6404
KARAR NO : 2011/10260
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Milas İcra Müdürlüğünün 2007/5737 sayılı takip dosyasında, 28.11.2008 tarihinde müvekkiline ait işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, ilk oturumda mahkemenin 2008/46-124 sayılı dosyasında aynı konuda açılmış bir dava bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, diğer dava dosyasının bu dava ile bir ilgisi olmadığı, borçlu şirketin ticaret sicilinden kaydının 2000 yılında silindiği, takip dayanağı ilamın ise 2006 tarihli olduğu davacının borçlu şirket ile bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Milas İcra Müdürlüğünün 2007/5737 sayılı takip dosyasında haczedilen menkul mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 28.11.2008 tarihinde, borçlu şirket ortaklarından İskender Ildız’ın huzurunda yapılmıştır. İİK.nun 97/a.maddesi uyarınca bir menkul malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Bu mülkiyet karinesi uyarınca mahcuz mallar borçlunun sayılır. Başka bir anlatımla mülkiyet karinesi alcaklı yararınadır. Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve inandırıcı delilerle ispatlanması gerekir. Dosya içindeki belgelerden borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında organik bağ olduğu, ortaklarının ve yetkililerinin kısmen aynı kişilerden oluştuğu ve akraba oldukları, davacı şirketin 21.11.2010 tarihinde borcun doğum tarihinden sonra ticaret siciline kaydedildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, dava konusu takip işçi alacağına dayanmakta olup bir başka alacaklı (işçi) tarafından borçlu aleyhine yürütülen 2007/1893 sayılı takip dosyasında, aynı adreste 10.3.2008 tarihinde yapılan hacizde, işyerinin kapısında borçluya ait levha, borçlu isminin yazılı olduğu görülmüştür. Bu işçi tarafından, 3.kişi … AŞ. aleyhine Milas İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/46-124 sayılı dosyasında açılan istihkak iddiasının reddi davası da taraflar arasında örtülü işletme devri bulunduğundan bahisle kabul edilmiştir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı 3.kişi ile borçlu arasında alacaklıdan mal kaçırma amacı ile danışıklı işlemler olduğu, haciz adresinin gerçekte borçlu tarafından işletildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı 3.kişinin borçlu ile alacaklıdan mal kaçırma amacı ile danışıklı işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.