YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6427
KARAR NO : 2011/9636
KARAR TARİHİ : 21.10.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada Beyoğlu 2. Asliye Hukuk ve İstanbul 4. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yetkili servis tarafından tamir edilen çamaşır makinesinin aynı arızayı tekrar ederek su akıtması sonucu davacının kayarak yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine yöneliktir.
Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığı gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi ise, dava konusu çamaşır makinesinde imalattan kaynaklanan ayıp bulunduğuna ilişkin iddia ve kanıt bulunmadığını bildirip, hatalı onarım nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmininin istendiği olayda taraflar arasındaki ihtilafın eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses,
görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret, bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Davacının, yetkili servis tarafından tamir edilen çamaşır makinesinin aynı arızayı tekrar ederek su akıtması sonucu kayarak yaralanması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmininin istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkeme olan Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nun 21. ve 22. ( 1086 sayılı HUMK.’nun 25. ve 26. ) maddeleri gereğince Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.