Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/658 E. 2011/8365 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/658
KARAR NO : 2011/8365
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’nun müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazları daha önce avukatlıklarını yapmış olan diğer davalılara sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … cevap vermemiş, diğer davalılar davanın reddini istemişlerdir
Mahkemece borcun tasarruf tarihinden önce doğması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Tasarrufun iptali davalarında kural olarak, tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun doğum tarihinin iptali istenilen tasarruf tarihinden önce olması gerekir.
Somut olayda davacının borçlu … hakkında yaptığı icra takibinin dayanağı olan çeklerin keşide tarihlerinin 15.06.2009, 20.07.2009 ve 17.08.2009 olduğu, tasarruf tarihinin ise 02.06.2009 olduğu, böylece alacağın dayanağı çeklerin tasarruf tarihinden sonra keşide edildikleri anlaşılmaktadır. Ancak uygulamada borcun daha önce doğmasına rağmen çeklerin sonraki bir tarihte yazılarak keşide edildikleri sıkça görülmektedir. Kaldı ki davacı taraf alacağının dayanağı olarak bir kısım faturalar ile ticari
defterlerini delil olarak bildirmiş ise de mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacı alacaklıya asıl alacağın daha önce doğduğuna dair fatura, ticari defterleri ve buna benzer delilleri varsa ibraz ettirilmesi, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması aynı şekilde davalı taraftan da buna ilişkin delillerinin istenilmesi ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.