Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6751 E. 2011/11296 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6751
KARAR NO : 2011/11296
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili ile süresi dışında katılma yoluyla davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine Şişli 3.İcra Müdürlüğünün 2009/14544 sayılı dosyasından yürütülen takipte uygulanan 29.9.2010 tarihli haciz işleminde, borçlular ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait depodaki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; borçluya ödeme emri tebliğ edilen yerde haciz yapıldığı, davacı 3.kişinin resmi kayıtlarda ve ibraz edilen fatura adreslerinde haciz yapılan yerle bir ilgisinin olmadığı, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ibraz edilen belgelerin her zaman düzenlenebilir nitelikte bulunduğu, mülkiyet karinesinin aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ve takip durdurulduğundan istifadesi geciken kısım asıl alacağın (7.234,77 TL.) % 40’ı oranında tazminatın davacı 3.kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı (3.kişi) vekili ile katılma yoluyla davalı (alacaklı) tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İcra İflas Kanunun 363. maddesi uyarınca, Tetkik Merciince verilen kararların tefhim yada tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde temyiz olunması gerekir.
Mahkeme hükmü davalı vekilinin hazır bulunduğu oturumda 05.5.2011 tarihinde yüze karşı tefhim edilmiş, temyiz dilekçesi ise İİK’nun 363. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra, davalı vekili tarafından 30.5.2011 tarihinde havalesi yaptırılıp temyiz defterine kaydedilmiş ve harcı yatırılmıştır. Her ne kadar, davalı vekili hükmü katılma yoluyla temyiz etmiş ise de, hükmün tefhim edildiği oturumda davalı taraf yararına hükmedilen maktu vekalet ücreti açık şekilde belirtilmiş ve temyiz itirazları da bu yöne ilişkin olup, hükmün tefhimi usule uygun bulunduğundan, davalı vekilinin katılma yoluyla yeni bir temyiz hakkı bulunmamaktadır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, İİK’nun 365/son maddesi gereğince, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-)Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.