Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7031 E. 2011/10261 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7031
KARAR NO : 2011/10261
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Bursa 9.İcra Müdürlüğünün 2008/1476 sayılı takip dosyasında, 12.10.2009 tarihinde, kendisine ait mermer ocağında haczedilen iş makinalarının borçluya ait olmadığını, mermer ocağının fason olarak işleten dava dışı … Madencilik Ltd. Şti tarafından yine dava dışı … İş Makinaları Ltd. Şti ile … Harfiyattan kiralandığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3.kişinin borçlu şirketin kurucu ortağı olup aralarında organik bağ bulunduğunu, iddianın muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haczin borçluya ödeme emri tebliğ edilen adresten başka bir adreste yapıldığı, haciz adresinin davacı adına kayıtlı olduğu, iş makinası kira sözleşmesine göre mahcuzların davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm,davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Hacizden doğan istihkak davalarını düzenleyen İİK.nun 96. 97. ve 99. maddeleriyle haczi düzenleyen İİK.nun 85/2.maddesinde istihkak davasını, haczedilen şey üzerinde “mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hak” iddia eden kişilerin açabileceği belirtilmiştir. Ancak, istihkak davasının yasaya konuluş amacının, haczedilen şey üzerinde, alacaklıya karşı daha üstün bir hak ileri süren kişinin hakkını korumak olduğu gözönünde tutularak mülkiyet ve rehin hakkı sözcüklerinin sınırlandırıcı olmadığı, diğer sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilerek güçlendirilmiş kişisel haklara, mülkiyeti muhafaza kaydı sözleşmesi ve finansal kiralama sözleşmesinden doğan haklara, teferruata, hapis hakkı gibi haklara dayanılarak da istihkak davası açabileceği Yargıtay uygulamasında ve öğretide kabul edilmektedir. Ancak somut olayda, davacı 3.kişi anılan haklara değil dava dışı bir başka 3.kişinin kiracılık hakkına dayanarak istihkak iddiasında bulunmuştur. Kural olarak kişisel haklar istihkak davasına konu olamayacakları gibi başkasına ait haklarda istihkak davasında ileri sürülemez.
Bu durumda bir başkasına ait bir şahsi hakka dayanılarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 3.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.