Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7140 E. 2011/11139 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7140
KARAR NO : 2011/11139
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi yetkilisi, İnegöl 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6657 sayılı takip dosyasında 24.9.2009 tarihinde haczedilen menkullerin yetkilisi bulunduğu şirkete ait olduğunu, borçlunun şirkette işçi olarak çalıştığını, ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacı şirket yetkilisi ile borçlunun akraba olduklarını, alacaklılardan mal kaçırma kasdı ile hareket ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 11.3.2010 tarihinde takipten vazgeçildiği ve icra dosyasının işlemden kaldırıldığı, haczin davacı 3. kişinin adresinde yapıldığı, borçlunun başka adreslerinin de bulunduğu, mahcuzların davacıya ait olduğu gerekçeleriyle karar verilmesine yer olmadığına, yargılama masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davalı alacaklı vekilinin 11.3.2010 tarihinde icra takibinden vazgeçtiği ve dosyanın işlemden kaldırıldığı icra dosyası içeriği ile sabittir. Bu nedenle dava konusu hacizli taşınır mallar üzerindeki haciz kalktığından mahkemece “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın, yargılama giderleri ve alacak miktarı ile mahcuz malın değerinden hangisi daha az ise o değer üzerinden nispi olarak hesaplanacak avukatlık ücreti ile sorumlu tutulması gerekir. Bu durumda, mahkemece işin esasına girilerek davacının dava açmakta haklı olup olmadığı, alacaklının dava açılmasına sebebiyet verip vermediğinin araştırılması gerekirken bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan haczin davacının adresinde yapıldığı, borçlunun başka adreslerinin de bulunduğu gerekçe gösterilerek davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.