YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7244
KARAR NO : 2012/2044
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, emanet olarak … isimli şahsa teslim edildiğini ancak bu şahıs tarafından araca kasten zarar verildiğini, mahkeme aracılığı ile araçtaki hasarın 53.583 TL olarak tespit edildiğini, başvuruya rağmen davalı sigortanın hasar bedelini ödemediğini bildirerek 53.583 TL tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı aracın davacı şirket tarafından araca zarar veren dava dışı …’e emanet olarak verildiğini, bu nedenle hasarın teminat dışında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2009 tarihli 2007/11945 Esas 2009/1324 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasından sonra mahkemece, sigortalı araca verilen zararın teminat kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 47.825 TL tazminatın 26.06.2004 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5.6. maddesine göre, sigortalı araca, sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından kasten verilen zararlar sigorta teminatı dışındadır.
Somut olayda, sigortalı araca dava dışı …tarafından kasten zarar verilmiştir. Davacı şirket vekili, sigortalı aracın dava dışı …’e emaneten verildiğini bildirirken, dava dışı … ise aracın aslında kendisine ait olduğunu, araç kredisi alabilmek için davacı şirket adına tescil edildiğini beyan etmiştir. O halde, sigortalı aracın dava dışı …’e rızaen teslim edildiğine dair taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığına göre dava dışı …’in davacı sigortalı yönünden fiillerinden sorumlu olduğu kişi kabul edilerek onun tarafından araca verilen kasten zararın teminat kapsamında olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.