Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7324 E. 2011/11192 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7324
KARAR NO : 2011/11192
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1571 Takip sayılı dosyasında yapılan 30.01.2009 ve 10.03.2009 günlü hacizlere konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu, üçüncü kişi ve borçlunun boşandığını ve ayrı yaşadığını, ödeme emrinin de haciz adresinde tebliğ edilmediğini, hacizde kapı görevlisinin borçluyu tanımadığı yönünde beyanda bulunduğunu, ele geçen bir iki belgenin tarafların birlikte yaşadığını göstermeye elverişli olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve üçüncü kişinin karı koca iken, borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak boşandıklarını, borçlu adına düzenlenen faturalarda haciz adresinin gösterildiğini, öte yandan borçlunun ortağı olduğu şirketteki paylarını takipten sonra devrederek, ihaleden yasaklı olması karşısında eski eşi olan davacının aynı şirkete ortak yapıldığını, tüm bunların muvazaayı gösterdiğini, üçüncü kişinin sunduğu faturaların ise tek başına istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin borçlu adına düzenlenen faturalarda geçen adreste yapıldığı, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı, öte yandan borçlunun takip tarihinden sonra, ortağı olduğu şirketteki hisselerini boşanacağı eşine devretmesinin boşanmaya rağmen aynı şirket üzerinden faaliyetine eşi ile birlikte devam ettiğini gösterdiği, boşanmanın danışıklı olduğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı üçüncü kişi ve borçlu karı koca iken borcun doğumundan sonra anlaşmalı olarak boşanmışlardır. Öte yandan borçlu yine borcun doğumundan sonra dava ve takip dışı bir şirketteki tüm paylarını üçüncü kişiye ve onun yakın bir akrabasına devretmiştir. Mahkemenin tüm bunların alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğu yönündeki kabulü yerinde bulunmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, göre, davacı üçüncü kişi vekillinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL kalan peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.