YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7426
KARAR NO : 2011/8048
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın pert olması nedeniyle 75.000 TL araç bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı aracının maktül sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek 32.000 TL sovtaj bedeli ile davalı aracının trafik sigortasından alınan 5.750 TL.nin mahsubu ile bakiye 37.250 TL.nın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili kusur oranını, hasar miktarını kabul etmediğini, dava dışı 3. aracın sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … (kendi adına asaleten çocukları … ve …’e velayeten) kusuru, hasarı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 24.250 TL tazminatın 30.5.2006 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Kazaya ilişkin olarak düzenlenen 30.3.2006 tarihli kaza tesbit tutanağında davalı aracının sürücüsü …’in şeride tecavüz etmek kuralını ihlalden birinci derecede kusurlu olduğu, davacıya kasko sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tesbit edilmiş; davacı vekili davalı tarafın olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek aracın sovtaj bedeli ile trafik sigortasından tahsil edilen bedellerinin mahsubu ile bakiye 37,250 TL.nin davalılardan tahsilini istemiştir. Mahallinde yapılan keşiften sonra ibraz edilen 30.1.2009 tarihli bilirkişi raporunda kaza tutanağında tesbit edilen kusur durumu gibi davalı aracının sürücüsünün şeridi tecavüz etme kuralını ihlali nedeniyle 8/8 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, davalılardan … vekilinin itirazı üzerine alınan 4.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafın 6/8, davacıya sigortalı aracın sürücüsünün şerit tecavüzünde bulunan bir kısım davalıların miras bırakanı …’in bu pozisyonuyla yaratacağı tehlikeye binaen önündeki hareket alanını dikkatle kontrol altında bulundurup trafik durumunun gerektirdiği şartlar itibariyle aracını sevk ve idare etmemesi gidiş yönüne göre yolun iyice sağını tutmaması ve sağa direksiyon tedbirlerine başvurmaması nedeniyle 2/8 oranında tali kusurlu olduğu bildirilmiş; davacı vekilinin raporlar arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi yönündeki talebine rağmen mahkemece 4.9.2009 tarihli bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulmuştur. Kaza tesbit tutanağı ile uyumlu olan 30.1.2009 tarihli birinci rapor ile 4.9.2009 tarihli ikinci rapor arasında kusur dağılımı yönünden çelişki meydana geldiği bu çelişki giderilmeden karar verildiği görülmüştür. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda, mahkemece kusur konusunda uzman … veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek 3 kişilik bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur durumları yönünden tüm dosya kapsamı ve önceki bilirkişi raporlarınında irdelendiği denetime elverişli, gerekçeli rapor aldırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de; kazaya karışan davalı taraf araç ticari nitelikteki çekici cinsi yük aracı olup davacı vekili tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ettiğine göre avans faizine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yasal faize karar verilmesi de isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.