YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7435
KARAR NO : 2011/9306
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, müvekkilinin alacağından dolayı dava dışı borçlu aleyhine yürütülen takipte, Havsa İcra Müdürlüğünün 2008/227 Tal. sayılı dosyasından 24.9.2008 tarihinde uygulanan haciz işleminde, haczedilen mahcuz hakkında davalı 3.kişi tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, mahcuzun 04.10.2007 tarihli noter satış sözleşmesine göre borçluya ait olduğunu ileri sürerek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi, mahcuzu 30.4.2007 tarihli harici sözleşme ile B… isimli kişiden satın aldığını ve o tarihten itibaren zilyet bulunduğunu, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuş , bilahare kendisini vekil ile temsil ettirmiştir.
Mahkemece; mahcuzun borçluya satışına ilişkin 04.10.2007 tarihli noter satış sözleşmesine rağmen, 30.4.2007 tarihinde tarafından davalı 3.kişiye satıldığının taraf tanıklarının beyanlarıyla doğrulandığı ve davacının dayandığı yemin delilinin davalı tarafından eda edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı 3. kişinin yemin etmesi nedeniyle de davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle vardığı sonuç dosya içeriği ile uygun düşmemektedir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, Ziraat Odalarında tescil kaydı bulunmayan tarım makinesi niteliğindeki dava konusu mahcuz (balya makinesi) davalı 3.kişiye ait olduğu belirtilen bahçede 24.9.2008 tarihinde fiilen haczedilmiş olmakla beraber, mahcuz takip konusu borcun doğumundan ve takipten önceki bir tarihte, 10.5.1996 tarihli ithalata bağlı faturaya dayalı olarak Edirne 1.Noterliğinin 04.10.2007 tarihli “Saman Balyası Makine Satış Sözleşmesi” ile fatura sahibi kişi tarafından dava dışı takip borçlusuna satılmış ve teslimi yapılmıştır. Söz konusu bu noter satış tarihi 3.kişinin dayandığı 30.4.2007 tarihli adi nitelikli satış sözleşmesinden sonraki bir tarih olduğu gibi, noterden düzenlenen ve satıcısı fatura sahibi kişi olan resmi satış sözleşmesi karşısında hukuki bir geçerliliği de bulunmamaktadır. Buna göre, davalı 3.kişinin ibraz ettiği adi nitelikli sözleşmenin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik ve danışığa dayalı olduğu açık olup, bu durumda, davacı alacaklının dosyadaki delillerle davasını ispat etmiş olduğu ve artık yemin deliline dayanılmasına gerek olmadığının düşünülmemesi ve tanık beyanlarına itibar edilmesi de doğru değildir.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece, davanın kabulü ile 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.