YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7472
KARAR NO : 2012/2225
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalılar … ve … vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait otobüse, davalı …’ın murisi …’ın maliki, davalılar … ve …’nın murisi …’nın sürücüsü, diğer davalı … Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, otobüste 20.000 Euro değer kaybı meydana geldiğini ve müvekkilinin 10.000 Euro kazanç kaybının olduğunu iddia ederek maddi zararlarının davalılardan aynen tazminine, mümkün olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının ödenmesine ve kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 13.200 TL değer kaybı ile 4.875 TL kazanç kaybı toplamı 18.075 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin
talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar … ve … vekili ile davalı … …Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 50.maddesine göre “Birden fazla kişiler birlikte bir zarara neden olmuşlarsa, sorumluluk derecelerine bakılmaksızın ve eylemlerinin türü yönünden bir ayrım yapılmaksızın, zarar görene karşı, her biri ayrı ayrı zararın tamamından ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olurlar.”, aynı Kanunun 51.maddesine göre “Birden çok kimseler değişik nedenlerle aynı zarardan sorumlu olurlarsa, zarar görene karşı ortaklaşa zincirleme sorumlu olurlar.” Zarar gören, bu iki hükme dayanarak Borçlar Kanunu 142.maddesine göre, zararının tümünü zincirleme sorumlulardan birine karşı açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsine karşı açacağı tek dava ile de isteyebilir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme, ödenen miktar oranın da diğerini veya diğerlerini borçtan kurtarır ve daha sonra, ödeme yapanın diğerlerine karşı rücu hakkı doğabilir. Somut olayda, davalı taraf, yol üzerinde bulunan köpek leşi nedeniyle sürücü Ebru’nun direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçip davacıya ait araca çarparak kazaya neden olduğunu iddia etmiştir. Kaza tespit tutanağında, yolda köpek leşinin bulunduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının işleteni olduğu otobüs sürücüsünün kusursuz, davalılar murisi sürücü ….’nun %60 kusurlu, köpek leşinin kazaya etkisini %40 olduğu belirtilmiş ve davacının değer kaybı ve kazanç kaybı zararının %60 kusur oranına isabet eden kısmının davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu gözetilerek davalıların, müştereken ve müteselsilen sorumluluk ilkeleri gereği davacının değer kaybı ve kazanç kaybı zararının tamamından sorumlu oldukları kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı, hasarlanan otobüsün tamir edildiği süre içerisinde aracı kullanamaması nedeniyle mahrum kaldığı kazanç kaybını talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi
raporunda davacının otobüsü kullanılamaması nedeniyle davalının günlük kazanç kaybının 325 TL olduğu belirtilmişse de bu bedelin neye göre belirlendiği açıklanmamıştır. Davacının kazanç kaybına ilişkin delilleri de gözetilerek otobüsün kaza tarihinde hangi amaçla kullanıldığı, günlük kazancının ne kadar olduğu tespit edilmeli, gerekirse davacı şirketin vergi kayıtları incelenmeli, otobüsün bağlı bulunduğu Şoförler Odası’ndan aynı işi yapan benzer otobüslerin günlük kazançları sorulmalı ve toplanan deliller sonrası bilirkişiden kazanç kaybı hesabı hususunda ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli olmamıştır.
3-Davalı …, davanın açılmasından sonra poliçe limiti olan 6.000 TL’yi davacı tarafa ödediğinden, davalı yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … …Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar … ve … ile davalı … …Sigorta A.Ş.ne geri verilmesine 27.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.