YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7507
KARAR NO : 2011/9305
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
.
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu aleyhine Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2009/316 sayılı dosyasından yürütülen takipte, 20.2.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan ve müvekkili tarafından makineleri ile birlikte kiraya verilen işyerindeki müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 40/1.maddesi gereğince, bir ilamın bozulması icra işlemlerini olduğu yerde durdurur.
Aynı maddenin 2. ve 3. fıkrası gereğince de; bir ilam hükmü icra edildikten sonra, bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski haline iade olunacağı ve üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmeyeceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Somut olayda, alacaklının takibine dayanak yaptığı ilam, eldeki dosyadan verilen hükümden sonra, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 25.2.2011 gün ve 2009/5353 E., 2011/5032 K.sayılı kararı ile bozulmuş olduğundan, icra muameleleri olduğu yerde duracaktır.
O halde, bozmadan sonraki yargılamada verilecek karara göre, alacaklının takibe devam edip edemeyeceği, ya da ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın icranın tamamen veya kısmen eski haline iade olunup, olunamayacağı belirleneceğinden, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulup, yukarıda sözü edilen dosyanın yargılama neticesinin beklenerek, varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.