YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7612
KARAR NO : 2011/9185
KARAR TARİHİ : 14.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/5248 Takip sayılı dosyasında trafik kaydına ‘da haciz konulan… plaka sayılı aracın 15.07.2009’da noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafında satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, trafik kaydına göre haciz talep ettiklerini, haciz kararını inceleyip değerlendirme yetkilerinin olmadığını, davanın açılmasında kusurlarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, takip alacaklısına istihkak iddiasına karşı beyanda bulunma olanağı tanınmadan dava açıldığı için taraflar lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği“ gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Mahkemece istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği halde hüküm sonucunda davanın kısmen kabulüne denmesi ve istihkak davalarında mülkiyetin tespitine yönelik hüküm kurulamayacağı dikkate alınmadan mahcuzun davacıya ait olduğunun tespiti doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, istihkak davalarında, İİK’nun 97/11. maddesi hükmünce, genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulü uygulanır.
Buna göre davanın kabulü halinde dava değeri üzerinden hesaplanacak bakiye nispi karar ve ilam harcı da dâhil olmak üzere yargılama giderleri ile dava değeri üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak nispi vekâlet ücretinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir.
Somut olayda, davanın açılması ile istihkak iddiasından haberdar olan alacaklı tarafın davayı kabul ettiği yönünde bir beyanı ve haczin kaldırılması yönünde bir girişimi de olmamıştır.
Bu durumda davada haksız çıkan alacaklı tarafın bakiye nispi karar ve ilam harcı dâhil olmak üzere davacı tarafça yapılan yargılama giderleri ile nispi vekâlet ücretinden sorumlu olduğu gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Bununla birlikte istihkak davalarında dava değerinin, alacak miktarı ile mahcuzun değerinden hangisi az ise ona göre belirleneceği kuralına aykırı olarak nispi karar ve ilam harcının aracın satış değeri üzerinden hesaplanması da isabetli olmamıştır.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1.bendindeki “…kısmen…mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine…” ibarelerinin çıkartılmasına; 2. bendindeki “Peşin harcın mahsubu ile 475,58.-TL eksik harcın davacı tarafından tamamlanmasına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Alacak miktarı olan 5. 422,76.-TL üzerinden alınması gereken 322,11.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 161,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 160,21.-TL nispi karar ve ilam harcının davalı alacaklıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına“ ibaresinin yazılmasına; 3. bendindeki “Yargılama
giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına“ ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 185,40.-TL yargılama gideri ile karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 650,73.-TL nispi vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınarak davacı üçüncü kişiye verilmesine“ ibaresinin yasılmasına, hükmün değiştirilen ve bu şekli DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 14.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.