Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7734 E. 2012/6135 K. 14.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7734
KARAR NO : 2012/6135
KARAR TARİHİ : 14.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı …’in prim borcu nedeniyle gönderilen haciz bildirisi ile ödeme emirlerine ilişkin olarak bu kişinin işletme nezdinde alacağının bulunmadığını belirterek davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davanın ilk açıldığı Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (İş Mahkemesi Sıfatıyla) işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 01/11/2010 gün ve 2009/14681-2010/10646 sayılı bozma ilamında, davanın 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit istemine ilişkin olduğu, bu nedenle davaya iş mahkemesi sıfatıyla bakmış olan mahkeme tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği hususuna değinilmiştir.
Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) bozma ilamına uymuş ve davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılmasına karar verdikten sonra, davacının 7 günlük sürede itiraz etmediği, 05/11/2002 tarihli yazı cevabının da itiraz mahiyetinde olmadığı ve haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde dava açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından tekrar temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kurumun prim alacağı sebebiyle 6183 sayılı AATUHK.’nun 79. maddesinin uygulanmasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 16. fıkrasında “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102’nci ve 106’ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.” Aynı maddenin 19. fıkrasında da “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir.” (506 SSK.’nun 80/IV-VI fıkraları) denilmektedir.
Somut olayda daha önce iş mahkemesi sıfatıyla verilen karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 01/11/2010 gün ve 2009/14681-2010/10646 sayılı ilamı ile görev yönünden bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve kamu düzeni ile ilgili hususlarda usule ilişkin kazanılmış hak oluşmayacağından (HGK.nun 29.3.1995 tarih 14/855-242 Ek kararı) hükmün görev yönünden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine görev davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.