Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/7914 E. 2012/4707 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7914
KARAR NO : 2012/4707
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili , Alınteri Konf. San. Tic. Ltd. Şti.’nin SSK’ya olan borcu nedeni ile davacı kurum tarafından 1992/214 sayılı dosya üzerinden başlatılan takip nedeniyle 11/06/1999 tarihinde 23, 21/03/2005 tarihinde ise 17 kalem menkul eşyanın haczedildiğini, ancak adı geçen malların Çakabey Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından daha sonra haczedilerek satıldığını, elde edilen bedelin de taleplerine rağmen kendilerine ödenmediğini belirterek 13/11/2006 tarih ve 533833 nolu haciz tutanağı ile haczedilerek satışı yapılan 34 adet menkul malın satış bedelinin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlığın 506 ve 6183 sayılı yasaların uygulanmasından kaynaklanmayıp satış bedelinin hangi kuruma ödeneceği noktasında toplandığı, bu nedenle davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile yargı yolu yönünden görevsizlik karar verilmiş, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 10/12/2009 tarih, 2008/6638-2009/18370 sayılı ilamında uyuşmazlığın 6183 sayılı yasanın 69. maddesinde düzenlenen hacze iştirakten kaynaklanması nedeniyle adli yargının görevli olduğu, davacının alacağının prim borcundan kaynaklanıyor ise de uyuşmazlığın, bedelin ödeneceği kurumun belirlenmesine dayandığı için davanın genel mahkemede görülmesi gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.İzmir 5. İş Mahkemesince bozma doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosya, İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı Gelir İdaresi tarafından, davacı kurum tarafından yapılan hacizlerden daha sonra haciz yapıldığı gerekçesiyle davanın
kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 69. maddesinde ”Her amme idaresi, diğer bir amme idaresi tarafından yapılan hacizlere, amme alacağı bu haciz tarihinden önce tahakkuk etmiş olmak şartıyla, haczedilen mallardan herhangi biri paraya çevrilinceye kadar iştirak edebilir.
Hacze iştirak halinde, hacizli malın bedelinden ilk önce haczi yapan dairenin alacağı tahsil olunur. Artanı hacze iştirak tarihi sırası ile alacaklarına mahsup edilmek üzere, hacze iştirak eden dairelere ödenir.” hükmü yer almaktadır.
Dosya kapsamı ile getirtilen belgelere göre davacı … Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından tatbik edilen hacizlerin Çakabey ve Karşıyaka Vergi Dairelerince yapılan hacizlerden daha önce yapıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sosyal Güvenlik Kurumu memurunca 11/06/1999 ve 21/03/2005 tarihlerinde haczedilen mallar ile davalı kurum tarafından haczedilip satılan mahcuzların tamamen uyuşmadığı haciz tutanakları ile ekli liste muhteviyatından anlaşılmaktadır. Bu nedenle icabında tüm takip evraklarının asılları yahut tasdikli suretleri ilgili yerlerden getirtildikten sonra dosyanın 21/02/2011 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiye tevdi edilerek davalı idare tarafından haczedilip satılan mahcuzlardan, aynı zamanda davacı … Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nca hacizli olanların belirlenip, tespit edilenlerin satış bedelinin tam olarak hesaplanması hususunda ek rapor alındıktan sonra, mahkemece 6183 S.Y.’nın 69. maddesine göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.