Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8041 E. 2012/2362 K. 29.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8041
KARAR NO : 2012/2362
KARAR TARİHİ : 29.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait aracın, davalılardan …’in maliki, ….’nin trafik sigortalısı, …’in sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını ve müvekkilinin de yaralandığını belirtip, hasar tutarı olan 16.232,59 TL ile 180,84 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 16.413,43 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …. vekili, sorumluluklarının sigorta poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek, faize itiraz etmiştir.
Davalılar … ve … vekili zamanaşımı def’inde bulunup, kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 14.430, 30 TL hasar bedeli ve 180,84 TL tedavi gideri olmak üzere toplam14.910,87 TL’nin 03.09.2005 olay tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’den müteselsilen tahsiline, davalı ….’nin bu miktardan ve 31.07.2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizinden sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değer-
Lendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi hükmü uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğramasına, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresini öngörmesi halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olmasına, somut olayda davaya konu kazanın 03.09.2005 tarihinde meydana gelmesine ve davanın 16.01.2007 tarihinde iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış olmasına kaldı ki yaralamalı trafik kazası olması sebebiyle uzamış ceza zamanaşımı süresinin dahi uygulanmasının söz konusu bulunmasına göre davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan tazminat yönünden hükme esas alındığı belirtilen ek bilirkişi raporunda 14.317,03 TL hasar bedeli ve 180, 84 TL tedavi gideri toplamı 14.497,87 TL tazminattan davalıların sorumlu oldukları tesbit edilmiştir. Buna rağmen mahkemece sehven 14.430,30 TL hasar bedeli ile 180,84 TL tedavi gideri toplamı olmak üzere 14.910,87 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hasar bedeli ile tedavi giderinin toplamı 14.611, 14 TL olduğu halde toplama işleminde de hata yapılarak yazılı olduğu gibi 14.910,87 TL’den davalıların sorumluluğuna hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece, 14.317,03 TL hasar bedeli ile 180,84 TL tedavi gideri toplamı 14.497,87 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3.Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesinde tazminatın davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş aracın onarım giderinin yetkili servise ödendiğine dair fatura ve ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Bu belgelere göre ödeme tarihinin 31.10.2005 olduğunun anlaşılmasına göre bu tarihten itibaren temerrüt
faizine karar verilmesi gerekirken davacının talebini aşacak şekilde 03.09.2005 olay tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden HMUK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bendlerde açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı olan “davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla” tümcesinden sonra gelen “14.430,30 YTL hasar bedeli ve 180,84 YTL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.910,87 YTL’nin 03.09.2005 olay tarihinden” tümcelerinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine “14.317,03 YTL hasar bedeli ve 180,84 YTL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.497,87 YTL’nin 31.10.2005 ödeme tarihinden” tümcelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’e geri verilmesine 29.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.