YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8089
KARAR NO : 2011/12822
KARAR TARİHİ : 22.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Beykoz İcra Müdürlüğü’nün 2007/622 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, … 10. İcra Müdürlüğü’nün 2010/212 sayılı Talimat dosyasında yapılan 27.10.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı şirketin borçlunun faaliyet adresinde kurulduğunu ve dava konusu haczin de bu adreste yapıldığını, borçlu ile eşinin davacı şirketin kurucu ortağı olduğu da dikkate alındığında mülkiyet karinesinin alacaklı yararına kabul edilmesi gerektiğini, mahcuzların borçluya ait olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), haciz adresinin kendisi ile ilgisinin bulunmadığını, borcun ise kendisine ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin üçüncü kişinin ticaret sicil kaydında geçen faaliyet adresinde yapıldığı, ancak borçlu ve eşinin aynı zamanda üçüncü kişi şirketin kurucu ortağı olduğu, ancak takip tarihinden sonra paylarını devrettikleri, diğer ortaklarla da akrabalık bağlarının bulunduğu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak hareket etkileri, sunulan delillerin de istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/13. maddesi kapsamında, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için teminat karşılığında takibin durdurulması kararının verilmesi gerekir.
Somut olayda takibin durdurulması kararı verilirken teminat alınması kararlaştırılmamıştır. Yasal koşullarının oluşmadığı dikkate alınmadan alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Davacı üçüncü kişi vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki “…İİK’nun 97/13. md. gereğince haciz miktarı (15.000,00.-TL) üzerinden %40 tazminatın davacıdan alınarak davalı-alacaklıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine; “…İİK’nun 97/13. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3. kişiye geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.