Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8202 E. 2012/1751 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8202
KARAR NO : 2012/1751
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı davalı aracının ehliyetsiz sürücü yönetiminde iken karıştığı kazada 3.kişiye ait aracı hasarladığını ve %100 kusurlu olduğunu, araçta 28.020 TL tutarında hasar meydana geldiğini, poliçe teminatı olan 10.000 TL’nın zarar gören aracın kasko sigortası şirketine ödendiğini belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan (sigortalı) tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ZMSS sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMSS Poliçesi Genel Şartlarıın “tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller” başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu’na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi
sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen KTK’nun 95.maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. ZMSS şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına ancak onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Zira araç sahibinin sorumluluğu diğer bir deyişle karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü aracı kullanan sürücü ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır. Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin (sürücünün) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması yada münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir.
Somut olayda, davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın dava dışı ehliyetsiz sürücü …’ın idaresinde iken meydana gelen kazada 3.kişiye ait araçta meydana gelen hasar (28.020 TL) sebebiyle 10.000 TL poliçe limitinin zarar gören aracın kasko sigortacısına ödendiğini belirterek, 10.000 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı sigortalıdan tahsilini talep etmiştir.
Dosyada mevcut 23.1.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı aracının sürücüsü Yasin Yaman olayda %50 oranında kusurlu olup, karşı araçta 28.144 TL tutarında hasar meydana gelmiştir.
Davalı tarafın kusur oranına isabet eden miktar davacı talebine göre 14.010 TL olup, davacı poliçe teminatı olan 10.00 TL’sını zarar görene ödemiştir. Davacı … şirketi vekili, sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını iddia etmiş kaza tesbit tutanağında sürücü Yasin Yaman’ın, sürücü belgesine rastlanmadığı belirtilmiş ancak bu husus ilgili merciiler nezdinde araştırılmadığı gibi zararın meydana gelmesinde sürücünün ehliyetsizliğinin asli unsur olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durunmda mahkemece, öncelikle sürücü Yasin Yaman’ın olay tarihinde gerekli ehliyetnameye haiz olup olmadığının resmi merciiler nezdinde araştırılması, sigortalı aracı kullanmak için gerekli ve yeterli sürücü belgesine sahip olmadığının anlaşılması halinde davanın kabulüne aksi halde reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.