YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8241
KARAR NO : 2011/11990
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 9.İcra Müdürlüğü’nün 2010/8027 sayılı takip dosyasında yapılan 18.01.2011 günlü hacze konu menkullerin, haciz adresindeki taşınmazın üçüncü kişi tarafından satın alınmasından sonra teferruat olarak kaydı yapılmış eşyalar olduğunu, kaldı ki bunların önceki maliki tarafından taşınmazın demirbaşları olarak borçluya kiraya verildiğini, buna ilişkin eşya teslim listesinin de bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczi öğrenme tarihinin 07.03.2011 olarak belirtilmesine rağmen istihkak iddiasının 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğini, öte yandan dava konusu hacizden önce aynı yerde birden fazla haciz yapıldığını, bu sırada kimsenin istihkak iddiasında bulunmadığını, dava konusu hacizde ise borçlunun taşınmak üzere olduğunun tespit edilerek henüz taşınmamış eşyaların haczedildiğini, davacı tarafın borçlunun taşınmazı eski malikinden 15.07.2006’da kiraladığını ileri sürmesine karşın teferruat listesinin kaydının 28.07.2010’da yapıldığını, bununla birlikte sunulan teferruat ve eşya teslim listelerindeki malların ayırt edici özelliklerinin belirtilmediğini, istihkak iddiasının kanıtlanamadığını ve satışı geciktirmek için kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığı, aynı yerde daha önce yapılan 29.06.2010, 28.09.2010 tarihli hacizlerde borçlu şirket çalışanlarının hazır bulunduğu ve kimsenin istihkak iddia etmediği, İİK’nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli kesin ve güçlü delilleri sunamadığı, mahcuzların tapu kaydında 28.07.2010’da teferruat hanesine yazdırılmasının ise tek taraflı irade ile her zaman yapılabileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 8.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.