YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/830
KARAR NO : 2011/8027
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dışı …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında icra takibi yaptıkları sırada kendisine ait aracın geçersiz vekaletname ile davalı şirkete satıldığını öne sürerek yapılan satışın iptalini araç elden çıkarılmış ise bedelinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
2)Aynı yasanın 25. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
3) Borçlunun iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve 6183 sayılı yasanın 28, 29 ve 30. maddelerinde düzenlenmiştir. Genellikle, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan ve maddi hukuk bakımından geçerli olan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Başka bir anlatımla 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış tasarrufların alacaklı davacı yönünden hükümsüz kılınması için açılır, geçersiz olan tasarruflara karşı tasarrufun iptali davası açılamaz.
4)Bir davada taraflarca öne sürülen maddi olayların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HUMK’nun 76.maddesi gereğince hakimin doğrudan görevidir.
Mahkemece davacının talebi 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerinde tanımlanan tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilip bu çerçevede araştırma ve inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir
Somut olayda davacı idare vekili, dava dışı Alsa Sebze Meyve Sevkiyat Nakliyat İnşaat Tekstil Ticaret Turizm Limited Şirketi ile ortakları olan …, …ve… aleyhine 6183 sayılı yasa hükümleri uyarınca icra takibi yaptıklarını, ancak dava dışı … …’un borçlu …ile diğer borçlu …’ın sağlığında kendisine verdiği vekaletname ile… plakalı aracı ölümünden sonra davalı … Tic. Ltd. Şti.ne sattığını öne sürerek 6183 sayılı yasanın 27 ve devamı maddeleri uyarınca geçersiz vekaletname ile yapılan satışın iptalini, araç elden çıkarılmış ise takdir edilecek bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Dosya içeriğinden Borçlu Rahmi ve Salih Alhan’ın 29.08.2002 tarihli vekaletname ile … …’u vekil olarak atadıkları, bu vekaletnameye dayanarak borçlu Rahmi ve Salih Alhan’a ait… plaka sayılı aracın … 3. Noterliğinde düzenlenen satış sözleşmesi ile
… … tarafından 13.10.2005 tarihinde davalı şirkete satıldığı ancak …’ın satış tarihinden önce 24.02.2004 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dava dışı … …’un geçersiz bir vekaletname ile borçlu …’a ait aracı sattığından 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddeleri uyarınca iptale konu olabilecek bir tasarrufun varlığından söz edilemez. Zira tasarrufun iptali davalarında amaç aslında geçerli olan bir tasarrufun iptali ile davacıya alacağını tahsil imkanı sağlamaktır. Ölüm ile vekalet ilişkisi son bulduğuna göre olayda hukuken geçerli bir tasarruftan söz edilemez. Bu durumda borçlu Rahmi yönünden hukuken geçerli bir tasarruf bulunmadığına göre davacının alacağını tahsil amacı ile tasarrufa konu araç üzerinde cebri icra hakkının bulunup bulunmadığının tartışılması, diğer bir anlatımla tasarrufun iptali davasını açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının irdelenmesi, davacının hukuki yararı varsa … mirasçıları hakkında icra takibi olup olmadığının araştırılması, … mirasçıları ile Salih Alhan’ın davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra tarafların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.