Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8372 E. 2012/2192 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8372
KARAR NO : 2012/2192
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalılara satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tasarrufun vergi borcunun tahakkukundan 4 yıl kadar önce yapılması nedeniyle iptal davası açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, amme alacağının devir tarihinden sonra doğmuş olmasına, borçlu davalı … tarafından taşınmazın diğer davalılara satış tarihinin 01/02/2002, dava tarihinin 30/12/2010 olmasına, 6183 sayılı yasanın 26. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması ve söz konusu sürenin hak düşürücü niteliğine sebebiyle mahkemece resen nazara alınması gerektiğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/6/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin belirtilmiş olması nazara alınmadan davalılar yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4 nolu bent içeriğinin tamamen çıkarılarak yerine “1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde, 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden 1.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 27/02/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.