YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8379
KARAR NO : 2011/11425
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Edremit İcra Müdürlüğünün 2006/474 sayılı dosyasından, 20.02.2006 ve 28.06.2006 tarihlerinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılması istemi ile iki ayrı dava açmış, alacaklı vekili ise aynı takip dosyasından aynı hacizlerle ilgili olarak İİK’nun 99.maddesine dayalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemi ile ayrı bir dava açmış,mahkemece davalar arasında irtibat bulunduğundan birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı borçlu, davacı 3.kişi şirket ile ilgisi olmadığını, malların 3.kişiye ait olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, borçlunun … Elektrik San. Ltd. Şirketinden 02.12.2005 tarihinde hissesini devrederek ayrıldığı 14.02.2006 tarihinde aynı adreste davacı 3.kişi şirketin kurulduğu ve borçlu ile ilgisi olmadığını, borçlunun şahsi çekinden dolayı davalı tarafından haczedilen malların borçluya ait olduğunun ispatlanmamış bulunmasına göre 3.kişi şirketin açtığı davaların kabulüne, alacaklının açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
1.Dava konusu hacizler 20.02.2006 ve 28.06.2006 tarihlerinde takip ve borçluya ait belgelerin bulunduğu adreste yapılmıştır. Bu durumda malın borçlu ve 3.kişinin birlikte ellerinde bulundurduklarının kabulü gerekir. İİK’nun 97/a maddesi 1.fıkra 2.cümlesi gereğince borçlu ve 3.şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur.Anılan maddede geçen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.Bu yasal karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delille ispatlanması gerekmektedir. Alacaklı tarafından İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak dava açılmış olması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz.
Dosya kapsamındaki belgelerden,borçlunun ortağı olduğu şirketin önceden bu adreste faaliyette bulunduğu,02.12.2005 tarihinde şirket hissesini devretmesine rağmen şahıs şirketi olarak aynı adreste faaliyetine devam ettiği 12.07.2006 tarihli Ticaret Odası yazısı ile sabit olduğu gibi mahalde 2006 tarihli borçlu adına faturalar bulunmuş, 30.01.2006 tarihli borçlunun alacaklıya verdiği vekaletnamede haciz adresi, adres olarak gösterilmiştir.
Öte yandan 3.kişi şirket yetkilisi 28.06.2006 tarihli haciz sırasında işyerini borçludan devir aldıklarını fatura kesilmediğini ve aralarında noter satış sözleşmesi olduğunu bilahare ibraz edeceğini belirtmiş daha sonra beyanının yanlış anlaşıldığını borçludan değil … Elektronik Ltd. şirketinden devir alındığını belirtmiştir.
Davacı 3.kişi, hacizli mallara ilişkin fatura sunamamış, ancak alacaklı bir kısım malların borçluya ait olduğuna dair faturalar sunmuştur.
Tüm bu maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket ile borçlu arasında örtülü işyeri devrinin söz konusu olduğu, bu devrin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilemediği gibi BK’nun 179.maddesine göre de devir alan davacı, devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından davalı alacaklı yönünden sonuç doğurmayacağı gibi haciz adresi ile irtibatını şirket hissesini devrettikten sonra da kesmediği ve davacı 3.kişinin mülkiyet karinesi aksini de ispatlamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Davacı 3.kişi 20.02.2006 tarihli hacizde haciz tutanağının 13-14-15-16-17 sırasında kayıtlı malların müşterilerine ait olduğunu tamir için bulunduğunu belirtmiştir.Buna göre bu mallar dava dışı şahıslara ait olduğundan davacının bu şahıslar adına istihkak davası açma hakkı yoktur.
Bu halde belirtilen bu mallar ile ilgili davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 29.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.