YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8383
KARAR NO : 2012/1748
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 1.733,60 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, olayda davalı şirkete trafik sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davalı hakkında Beyoğlu 2.İcra Müdürlüğü’nün 2010/1042 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya konu trafik kazasının 18.11.2008 tarihinde saat 10.25’te meydana geldiğini ancak kaza tesbit tutanağında kaza saatinin 20.25 olarak değiştirildiğini, ZMSS poliçesinin saat 11.50’de düzenlendiğini, bu hasarın poliçe kapsamında kalmadığını ayrıca olayda 3.kişiye ait plakası alınamayan araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafın kazada %100 kusurlu olduğuna dayanarak eldeki davayı açmıştır. Sürücüler arasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tesbit tutanağında davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsü, davacı aracı ile aynı istikamette yanyana seyrederken tali yoldan ani çıkış yapan plakası belirlenemeyen 3.kişiye ait kamyondan kaçmak için sağa direksiyon kırdığında yanında sağ tarafta seyreden davacı aracına çarptığını ifade etmiş; davacıya kasko sigortalı aracın sürücüsü de ana yolda seyrederken tali yoldan ani çıkış yapan kamyonet sebebiyle solundaki seyreden davalı aracının kamyonetten kaçmak için sağa direksiyon kırdığında kendi aracının sol arka çamurluğuna çarptığın beyan etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın tali yoldan gelen kamyonun sürücüsünün kavşağa dikkatsiz, tedbirsiz, Trafik Kanunu’nun 57 b.5 maddesine aykırı şekilde girerek sağından gelen davalı şirkete trafik sigortalı aracın önünü kesmesi sebebiyle meydana geldiğini, kazada bu aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalının soldaki tali yoldan beklenmedik şekilde ve ani olarak önüne çıkan kamyona karşı ani refleks gösterip sağına kaçmak istemesinin ve bu amaçla direksiyonu sağa kırmasının normal bir davranış olduğunu, davacı aracındaki hasarın, davalı sürücünün soldan ani olarak gelen tehlikeye karşı refleksle sağına direksiyon kırması sırasında sağında seyreden davacı şirkete sigortalı aracın arka sol yanına çarpması ile oluştuğundan davalı aracın sürücüsü ile davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlarının bulunmadığı belirtilmiş hasar yönünden yapılan incelemede 340 TL.lık 4.12.2008 tarihinde yapılan ödemede dikkate alınmamıştır.
Davaya konu trafik kazası şehir içinde, tali yol ana yol ayrımının bulunduğu kavşakta meydana gelmiş olup, sürücülerin kavşaklara yaklaşırken araçlarının hızlarını azaltmaları yavaşlamaları, hızını, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaları, tali yoldan çıkabilecek araçların varlığını dikkate almaları, gerektiğinde fren tedbirine başvurmaları öngörülmektedir.
Bilirkişi raporu bu yönüyle eksik incelemeye dayalı olup hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece, kusur ve hasar konusunda uzman …’nden seçilecek bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi raporuda irdelenerek tüm dosya kapsamına göre tarafların olaydaki kusur oranları ve davacıya sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarının tesbiti hususlarında gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar ve-
rilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … Sigorta AŞ. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.