YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8439
KARAR NO : 2012/5709
KARAR TARİHİ : 04.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalılar … ve … ile birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/669-2009/616 dosyasının davalıları … ve … hakkındaki davaların reddine, … hakkındaki davanın tazminata dönüştürülerek kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve borçlu … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, kredi alacağına kefalet sebebiyle Yaşarbank Gmbh’e borcu bulunan davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak malları bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazı davalılardan …’ya satışına ilişkin tasarruf ile … tarafından taşınmaz üzerine kat mülkiyeti tesisi sonrasında ortaya çıkan 3 adet bağımsız bölümün diğer davalılar …, … ve … ile … tarafından …’e yapılan tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili, satışın kredi borcunu ödeme amacıyla yapıldığı ve kötü niyetin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı … borçluyu tanımadığı ve borçlunun durumundan habersiz olduğu gerekçesiyle, davalılar …, … ile … ise taşınmazları iyi niyetle satın aldıkları gerekçesiyle davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar …, … ile …’in kötü niyetli olduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle birleşen dosyadaki dava ile birlikte bu kişiler hakkındaki davaların reddine, davalı …’e yapılan satışta ise bedel farkı oluştuğu gerekçesiyle davanın bedel ile sorumluluğa dönüşmesi nedeniyle 49.000-TL’nin bu davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili, borçlu … vekili ile … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Borçludan taşınmazı satın alan … tarafından 4. kişi durumundaki …, … ve 5. kişi …’e yapılan satışlardaki bedel farkının tek başına iptal nedeni sayılmamasına, adı geçen davalıların borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak veya alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiğini bilen veya bilebilecek durumdaki kişilerden olduğunun davacı tarafça ispat edilememesine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Borçlu … tarafından davalı …’ya 05/04/2000 tarihinde yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olmasına, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması ve edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, 3. kişi konumundaki …’in borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişilerin kötüniyetinin ispat edilememesi nedeniyle İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca üçüncü kişinin malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamasına nazaran borçlu …’in tüm temyiz itirazlarının, davalı …’nın ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair Temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Mahkemece, davalı … tarafından bağımsız bölümlere yapılan masrafların dikkate alınması hususu benimsenmiş olmasına rağmen ve 16/05/2007 tarihli bilirkişi raporunda bağımsız bölümlerin 4. kişilere satıldığı tarihteki değerlerinden … tarafından yapılan masrafların düşülmesi gerekirken, mahsup yapılmamış ve mahkemece adı geçen rapor hükme esas alınarak davalı …’in toplam 49.000-TL tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Bununla birlikte 30/04/2007 tarihli keşiften sonra davalı tanıkları dinlenerek davalı …’in yaptığı masrafların tespit edilmesi için 08/05/2009 tarihli ek rapor alınmış, masrafların önceki raporda hesaplanan miktarın %10,85’ine isabet edebileceği bilirkişi heyetince tespit edildikten sonra her bir bağımsız bölümün değerinden aynı oranda indirim yapılması ve zemin kat 2 no.’lu bağımsız bölümün devir tarihi olan 02/08/2000 tarihindeki değeri olan 18.000-TL üzerinden %10,85 oranında indirim yapıldıktan sonra 16.047-TL miktarının bulunması gerekirken hatalı olarak 8.915-TL rakamı bulunmuştur.
O halde mahkemece, 08/05/2009 tarihli ek rapora göre her 3 bağımsız bölüme … tarafından yapılan masrafların düşülmesi sonucu bulunan toplam değer (2 no.’lu bağımsız bölümle ilgili olması gereken miktara göre) üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
4-HUMK.’nun 389. maddesi (6100 Sayılı HMK.’nun 297/2) uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı … vekilinin tüm, 3. kişi …’ın ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 2.164,70 TL kalan onama harcının davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden
davalı …’e geri verilmesine 4.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.