Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8609 E. 2011/12816 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8609
KARAR NO : 2011/12816
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tasarrufun iptali davasının kabulüne, istihkak davasının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (karşı davalı üçüncü kişi) vekili, … plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 01.08.2007’de satın alındığını, ancak birden fazla icra takip dosyasından verilen karar gereğince trafik kaydına haciz konulduğunu, iki takip dosyası ile ilgili açtıkları istihkak davasının kabul edilerek haczin kaldırıldığını, Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2260 sayılı Takip dosyası ile Adana 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5848 sayılı takip dosyalarında konulan hacizlerin devam ettiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı … Bankası A.Ş.) vekili, davacı üçüncü kişi ve borçlu şirket ortakları arasında organik bağ bulunduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için ileri sürüldüğünü, taraflar arasında satış gibi gösterilen tasarrufun aslında bağışlama hükmünde olduğunu ve iptale tabi olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (karşı davacı alacaklı … Bankası A.Ş.) vekili, davacı ile borçlu şirket ortaklarının akraba olduğunu, dava konusu aracın takip konusu borcun doğumundan sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak satıldığını, yapılan tasarrufun İİK’nun 97/17. maddesi gereğince iptale tabi olduğunu belirterek istihkak iddiasının reddi ile
tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuş, tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (alacaklı …) vekili, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlu şirket yetkilileri arasında akrabalık bağı bulunduğu, dava konusu araç satışının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığı, istihkak iddiasının reddi ile karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının kabulü gerektiği“ gerekçesi ile Adana 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5848 sayılı Takip dosyasına konu hacizle ilgili istihkak davasının reddi ile tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve davalı alacaklı … Bankası …nin İİK’nnu 97/17. maddesi uyarınca karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Davacı taraf… plaka sayılı aracın trafik kaydına birden fazla takip dosyasında haciz konulduğunu belirterek üç ayrı takip dosyasına ilişkin istihkak davası açtığını belirtmiş, dava dilekçesinde dosya numaralarına yer vermekle birlikte davalı olarak üç alacaklının adını da göstermiş, her bir takip dosyasının alacaklısını ayrıca ve açıkça belirtmemiştir. Tüm takip dosyaları getirtilmediği için her bir dosyanın alacaklısının taraf gösterilip gösterilmediği denetlenememektedir.
Mahkemece dava konusu tüm takip dosyaları getirtilip varsa taraf teşkili ile ilgili noksanlık giderilmeden ve dava dilekçesindeki tüm talepleri karşılamaya elverişli hüküm tesis edilmeden tek bir takip dosyası ile ilgili karar vermekle yetinildiği görülmüştür.
Oysa hüküm sonucu kısmında isteklerin her biri hakkında verilen hükümle birlikte taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. (1086 sayılı HUMK’nun 388, 389. maddesi) Öte yandan
Yargıtay’ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir. (Hukuk Genel Kurulu’nun 14.03.2007 gün, 2/183–126 sayılı kararı)
Yapılması gereken … öncelikle dava konusu takip dosyalarının hepsinin getirtilip takip alacaklılarının belirlenmesi, davada taraf gösterilmeyen alacaklı varsa (gerektiğinde davacı tarafa dava konusu ile ilgili gerekli açıklama da yaptırılıp) davaya dâhil edilmelerinin sağlanması, böylece davanın hangi takip dosyalarına ilişkin açıldığı konusundaki tereddüdün giderilmesidir.
Dava konusundaki tereddüt giderildikten sonra her bir takip dosyası açısından taraf teşkili ile ilgili noksanlık varsa giderilmesi, haciz tarihi ile birlikte satış tarihinin karşılaştırılması, sunulan diğer delillere göre de iddia ve savunmaların ayrı ayrı değerlendirilip her bir takip dosyası için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (karşı davalı) üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.