YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8699
KARAR NO : 2011/11286
KARAR TARİHİ : 28.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Kartal 2.İcra Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Kartal 2.İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, Kartal 3.İcra Müdürlüğünün 2009/4084 Tal. sayılı dosyasından 02.11.2009 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan ve müvekkilinin dava dışı … Tüneli İnş.Taah.A.Ş. adlı şirketteki hisseleri üzerine haciz konulduğunu, borçlunun da adı geçen şirketin eski hissedarlarından olduğunu, ancak, borçlunun hisselerini 15.4.2009 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi ile müvekkili 3.kişi şirkete devrettiğini ileri sürerek, davacıya ait hisseler üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin 2009/874 Esas sayılı dosyasından, aynı davacı tarafından aynı taraflar aleyhine açılan dava ile mahkemenin 2009/899 Esas sayılı dosyasından davacı … Tüneli İnş.Taah.A.Ş. tarafından ortaklar pay defterine konulan haczin kaldırılması için açılan dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece; anonim şirketlerde pay devrinin şekle bağlı olmadığı, noterce tasdik ve her hangi bir tescil zorunluluğu bulunmadığı, ortaklık devir sözleşmesi düzenlenip şirkete sunulması ve pay defterine işlenmesi ile geçerlilik kazanacağı, genel kurul toplantısında hazirun cetveline isim belirtmekle genel kurul kararının tescil edilmiş olacağından, ortaklık pay devrinin de tescil edilmiş sayılacağı, davanın konusunu oluşturan anonim şirket hisselerinin borçlu tarafından pay devir sözleşmesi ile davacı 3.kişiye devredildiği, devrin ortaklar pay defterine usulüne uygun olarak işlendiği ve devrin tamamlandığı gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen dosyalardaki dava ve şikayetlerin kabulü ile takip borçlusu tarafından davacı 3.kişi şirkete devredilen hisseler üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar dosyada mevcut delillere uygun düşmemektedir.
Dava konusu olup 02.11.2009 tarihinde … Tüneli İnş.Taah….nin ortaklık pay defterine şerh konularak haczedilen ve davacı 3.kişi Türkerler …ne ait görünen ortaklık payının öncesinde (15.4.2009 tarihine kadar) davalı (borçlu) … adına kayıtlı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bununla birlikte, takip konusu borç 25.12.2006 tanzim tarihli senetten kaynaklanmaktadır. Alacaklı tarafça 23.8.2007 tarihinde borçlu aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Birleştirilen dosya davacısı … …ne takip dosyasından gönderilen haciz ihbarnamesi 04.12.2008 tarihinde tebliğ edilmiş ve bu şirket tarafından 12.12.2008 tarihinde haciz ihbarnamesine itiraz edilmiştir. Borçlunun … A.Ş. nde mevcut bulunan hisselerinin davacı 3.kişiye devir tarihi ise 15.4.2009 tarihidir.Buna göre, devir işlemi borcun doğumundan, takipten ve haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonraki bir tarih olduğu gibi, hisseleri devir alan davacı 3.kişi aynı zamanda … …nin hakim paylı ortağı olduğundan, devir tarihi itibariyle davalı borçlu hakkındaki takipleri bildiği kabul edilmelidir.
Öte yandan, davacı şirketlerin ortaklık yapısı ve kullandıkları adresleri itibariyle de iç içe ve organik bir ilişki içinde bulundukları açık olup, hisse devrinin yapıldığı tarih itibariyle borçlu hakkındaki takipten haberdar olunmadığı düşünülemez.
Bu durumda, borçlu ile 3.kişi arasında borcun doğumundan sonra alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı hisse devir işlemleri yapıldığı, yapılan bu işlemlerin açıklanan nedenlerle alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
O halde, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; mahkeme gerekçesinde birleştirilen dosya davacısı … A.Ş. nin davası yönünden ne şekilde hüküm kurulduğu açık olmadığı gibi, bu davacının 3.kişi sıfatı ile dava açmakta hukuki yararının olup olmadığının karar yerinde tartışılmamış olması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazları kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.