Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/886 E. 2011/1239 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/886
KARAR NO : 2011/1239
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 9.11.2010 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı …’in borçlu davalının ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle davanın kabulüne ve tasarrufa konu taşınmaz davalı …’in elinden çıkmış olması nedeniylede gerçek değeri olan 288.500 00 TL.nin davalı …’den tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar
edilmeleri gerekir. HUMK.nun 73. maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligatın tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılacağı, aynı yasanın 17. maddesi uyarınca “belli bir yerde meslek ve sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebligatın aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağını” bildirmektedir. Somut olayda üçüncü kişi konumundaki davalı …’e dava dilekçesinin tebliğine ilişkin evrak 26.01.2009 tarihinde birlikte sakin eniştesi…imzasına tebliğ edilmiştir. Ancak adı geçen davalıya çıkarılan tebligat adresinin işyeri olduğu, davalının işyerinde çalışmadığı ve tebliği alan şahıs ile aynı çatı altında ikamet etmediği dairenin geri çevirme kararı üzerine yapılan zabıta araştırması ile belirlenmiş, ayrıca duruşmaların başladığı tarihten karar verildiği tarihe kadar askerde olup duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, gerekçeli kararda aynı adreste tebliğ edilmiş, böylece HUMK.nun 73. maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalı …’e duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’e verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 17.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.