Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/8877 E. 2012/6181 K. 15.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8877
KARAR NO : 2012/6181
KARAR TARİHİ : 15.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalılar … ve … vekillerinde temyiz edilmiş, davalılar … ve … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma Için tayin edilen 15.5.2012 Salı günü davacı vekili Avukat Efe Asar geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu sözleşmedeki alacaklarından karşılıksız olarak vazgeçmesine dair fesihname düzenlenmesine ilişkin tasarrufun iptalini toplam 96.538 TL’nin davalılar …’den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar arasında yapılan fesih işleminin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olarak yapıldığı gerekçesi ile icra dosyasındaki alacak nedeniyle davalıların 96.538 TL kadar mal varlıklarıyla sorumlu sayılmalarına karar verilmiş; hüküm, davalılar … vekili ile faiz yönünden de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nın 75. maddesinde, Kanunun tayin eylediği istisnalardan başka hallerde hakimin iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya iddia sebeplerini re’sen nazarı dikkate alamayacağı ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamayacağı ancak müphem ve mütenakız gördüğü iddia veya sebepler hakkında izahat istiyebileceği, hakim davanın her safhasında iki tarafın iddiaları hududu dahilinde olmak üzere kendilerini istima ve lazım olan delillerin ibraz ve ikamesini emredebileceği belirtilmiştir.
HMK.nın 31. maddesinde de benzer şekilde hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği soru sorabileceği, delil gösterilmesini isteyebileceği ifade edilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından yapılan takibin sonuçsuz kalması üzerine davalılar arasında yapılan fesih işleminin iptali ile arsa üzerinde bulunan inşaat bedelinden şimdilik kaydı ile 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Bu hali ile davacının talebi hem tasarrufun iptali hem de tahsile yönelik olarak açılmış alacak davası özelliğini taşımaktadır. Nitekim aynı istekler 20/01/2011 havale tarihli ıslah dilekçesinde de dile getirilmiştir. Az yukarıda açıklanan kanun maddeleri içerikleri doğrultusunda mahkemece davacı tarafa bir açıklattırma yapılmamış ve dava tasarrufun iptali olarak nitelendikten sonra hüküm fıkrasında tasarrufun iptaline karar verilip daha sonra davalıların malvarlıklarıyla sorumluluklarına dair hüküm kurulmuştur.
Davacının hangi taleplerde bulunduğu açıklattırılmadığı gibi iki farklı yargılama usulüne tabi dava birlikte görülmüş ve farklı taleplere ilişkin hükümler kurulmuştur. Bu nedenle Mahkemece, davacının talebi açıklattırılmalı, hangi talebe ilişkin yargılama yapılacağı belirlenmeli şayet iki ayrı dava konusu mevcut ise ve yargılama usulleri de farklı ise davalar ayrılmalı, ayrılan davalar açısından dosya içinde bulunan ve kesinleşen davalarda verilen kararların o davalara etkileri
üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde infazda tereddüde yol açar biçimde hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar … ve … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’e geri verilmesine 15.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.