YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8924
KARAR NO : 2011/8794
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Küçükçekmece 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/1351 Takip sayılı dosyasında yapılan 19.11.2007 ve 21.04.2008 günlü hacizlere konu makinelerin üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek açılan hacizlerin kaldırılması isteği ile iki ayrı istihkak davası açmış, aralarındaki bağlantı nedeni ile iki dava dosyası birleştirilerek yargılamaya 2007/1169 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu şirketler arasında ortaklar itibarı ile organik bağ bulunduğunu, hacizde de borçluya ait belgelerin ele geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu kurutma makinelerinin üçüncü kişi tarafından 10.11.2007’de dava ve takip dışı … Tekstil isimli firmaya satıldığı, davacının mahcuzların sahibi olmadığı, sunduğu ticari defterlerin de kapanış tasdikinin bulunmaması nedeni ile sahibi lehine kesin delil vasfını taşımadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 05.11.2010 gün, 911–650 sayılı menfi tespit kararına göre, bu davaya konu edilen haczin uygulandığı, Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1351 takip sayılı dosyasına ilişkin takip borçlusunun borcunun bulunmadığına karar verildiği görülmüştür.
Menfi tespit davası sonucunda verilen karar, kesinleşmesi halinde bu davada verilecek kararın sonucunu etkileyecek mahiyettedir.
Bu nedenle hükümden sonra gelişen bu yeni durum karşısında, menfi tespit kararı kesinleşmişse konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 6.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.