YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9165
KARAR NO : 2011/10031
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) temsilcisi, davalı alacaklı tarafından kendisinin kardeşi olan dava dışı borçlu aleyhine yürütülen takipte, Çorlu 1.İcra Müdürlüğünün 2010/709 Tal. sayılı dosyasından 27.4.2010 tarihinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan sahibi/yetkilisi olduğu şirkete ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-)Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK.nun 388.maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangibir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Aynı kural HUMK.nun 389. maddelerinde de tekrarlanmıştır. (6100 Sayılı HMK.nun 297 ve 298.maddeleri) Keza, HUMK.nun 381. maddesinde de (6100 Sayılı HMK.nun 294.
maddesi) “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu kurallar yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir. Somut olayda, mahkemece, kurulan hükmün gerekçesinde eldeki dava, konu ve taraflarla ilgisi bulunmayan hususlara yer verilmiş, görülen dava ile ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durum, yukarıda anılan ilkelere aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
2-)Bozma neden ve şekline göre, 3.kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı (3.kişi) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.