Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9174 E. 2012/2377 K. 29.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9174
KARAR NO : 2012/2377
KARAR TARİHİ : 29.02.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline trafik sigortalı, davalıya ait aracın davalının sevk ve idaresinde iken dava dışı 3. şahsın aracına çarptığını, aracın zarar görmesi nedeniyle hasarın hak sahiplerine ödendiğini, kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün yeterli ehliyet belgesine sahip bulunmaması nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere hasarlanan aracın hak sahiplerine ödenen 2.673,00 TL tazminatın 27.08.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurlu olmadığını ve ehliyetinin bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı vekili tarafından sunulan sürücü belgesinin Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan incelemesi sonunda söz konusu ehliyetin ülke içinde kullanılabileceğinin anlaşıldığı, zira davalının henüz yurda kesin dönüş yapmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı zorunlu mali mesuliyet sigortası sigortalısının yeterli sürücü belgesine sahip olmadan sevk ve
idaresindeki araçla kazaya sebebiyet verdiğini belirterek, Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamayacaklarını bildirmiştir.
Davalı trafik sigortalısının yurt dışından almış olduğu ehliyeti bulunduğu …. Noterliğinin 04.02.2011 günlü 2849 yevmiye sayılı belgesinden ve Türkiye’de B sınıfı sürücü belgesine karşılık geldiği Emniyet Müdürlüğü yazısından anlaşılmakta olup, davalının yurt dışında Alman vatandaşı ile evlendiği ve Türk Vatandaşlığında kaldığı nüfus kayıtlarından saptanmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 88.maddesinin A.bendinde “Türk vatandaşları ile ilgili kanunlar ile ikili ve açık taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere yabancı kişiler, dış ülkelerden alınmış, cinsi için geçerli sürücü belgeleri ile ülkemizde yabancı ve Türk plakalı araçları sürebilirler” denildikten sonra aynı maddenin B bendinde “yurda dönüşlerinde Türk vatandaşlarının, ilgili kanunlar ile ikili ve çok taraflı anlaşma hükümleri saklı kalmak üzere de istekleri halinde yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri, eğitim ve sınav şartı aranmadan karşılığı veya dengi olan sürücü belgeleri ile değiştirilir.
Ancak, Türk vatandaşları yurda dönüşlerinde 1 yıl içinde sürücü belgelerini değiştirmedikleri takdirde, değiştirinceye kadar araç kullanamazlar” hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen yönetmeliğin ilgili maddelerinde; Türk vatandaşlarının yurda dönüşlerinden bahsedilmiş olup, kesin dönüş yapmaları yönünde açıklık bulunmasa da; konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 8.2.1996 tarih ve 53 sayılı genelgesinde “Yabancı sürücü belgesine sahip Türk vatandaşlarının kesin dönüş yaptıkları tarihten itibaren 1 yıl içinde sürücü belgelerini tebdil ettirmelerini sağlamak amacıyla trafik kontrollerinde gerekli ikaz ve uyarıların yapılacağı, kesin dönüş süresi 1 yılı geçenlerden yabancı sürücü belgesi ile araç kullananlara 2918 sayılı KTK’nun 47/1-d maddesinden ceza uygulanacağı ve bu sürücü belgeleriyle araç kullandırılmayacağı” belirtilmek suretiyle “Türk vatandaşlarının yurda kesin dönüş yapmaları halinde, bu tarihten itibaren 1 yıl içinde yabancı ülkeden aldıkları sürücü belgelerini değiştirmelerinin gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmuştur.
Davacı taraf davalının pasaportuyla yurt dışından dönüş şekline ilişkin itirazda bulunmuş, bu husus mahkemece irdelenmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Mahkemece
Karayolları Trafik Kanunu’nun 40 ve Yönetmeliğin 88. Maddeleri uyarınca gerekli inceleme yapılarak kaza tarihinden önce davalının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı ve kaza tarihi itibariyle üzerinden 1 yıl sürenin geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 29.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.