Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9315 E. 2011/11090 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9315
KARAR NO : 2011/11090
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davada İstanbul 5. Sulh Hukuk ve İstanbul 4. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R –

Dava, davacı ile dava dışı … arasında düzenlenen, davalının da kefil olarak imza attığı genel kredi sözleşmesi uyarınca ödenmeyen kredi bedeli için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesince, davacı banka ile dava dışı … arasında imzalanan kredi sözleşmesinin ” takside bağlı tüketici kredisi ” olduğu ve kredinin niteliği itibariyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı banka ile davalı arasında tüketici kredisinin mevcut olmadığı ve taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 10. Maddesinde ise “Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Tüketici ise, Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ilişkinin aynı yasanın 10. maddesindeki tüketici kredisi olduğu ve 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bu durumda uyuşmazlığın İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.nun 21. ve 22. (1086 sayılı HUMK.nun 25 ve 26.) maddeleri gereğince İstanbul 4. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.