YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9492
KARAR NO : 2011/12014
KARAR TARİHİ : 08.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili nezdinde trafik sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda hasar gören araç için tazminat ödendiğini ileri sürerek ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 8.000,00 TL asıl alacak ve 1.610,96 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki davada, mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz dilekçesinin süresinden sonra verildiği gerekçesi ile temyiz istemi ek karar ile reddedilmiştir. Oysa, davalı vekilinin yargılama sırasında verdiği dilekçelerden adresini değiştiridiği anlaşılmakta olup kararın en son adresine tebliğ edilmesi gerekirken, dava dilekçesi tebliğ edilen ilk adrese rebligat yapıması doğru olmamış, davacı vekilinin ek karara ilişkin temyiz itirazının kabulü ile ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava trafik sigortasından kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Genel Şartlar’ın B.4-d bendinde sürücünün alkollü olmasının etkisi ile meydana gelen kazalarda, sigortacının hak sahiplerine yaptığı ödemenin sigortalı araç işleteninden rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Ne var ki, rücu koşulunun oluşması için sürücünün alkollü olmasının münhasıran kazaya etki etmiş olması gerekir. Mahkemece hükme esas alınan aralarında nöroloji uzmanının da yer aldığı bilirkişi incelemesinde kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği belirtilmiş ise de, davalı vekili kazaya diğer araç sürücüsünün kusurunun etken olduğunu savunarak bildirdiği tanıkların dinlenilmesini talep etmiştir. Kaza tespit tutanağı aksi kanıtlanabilen bir belgedir. Bu nedenler mahkemece davalı tarafın bildirdiği tanıklar da dinlendikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle ek kararın kaldırılmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.