YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9529
KARAR NO : 2011/10302
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/27171 takip sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2184 Talimat sayılı dosyasında kendisinin ailesi ile oturduğu Akis Apt. No:3 sayılı dairede yapılan 24.09.2009 günlü hacze konu menkullerin tamamının ve 08.10.2009 günlü hacze konu menkullerin ise 850,00.-TL’lık kısmının kendisine ait olduğunu, eşinin rahatsızlığı ve küçük çocuklarının olması nedeni ile kayınvalidesi olan borçlunun oturduğu binada ev kiraladıklarını, ancak borçlunun 5 numaralı dairede oturduğunu ve mahcuzlarla da ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesi istemi ile iki ayrı hacze yönelik iki ayrı dava açılmış, Mahkemece aralarındaki bağlantı nedeni ile davaların birleştirilerek yargılamaya 2009/2020 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının eşinin borçlunun kızı olduğunu, hasta ve bakıma muhtaç olması nedeni ile borçlunun yanında kaldığını, 3 ve 5 numaralı dairelerin borçlu tarafından dubleks olarak kullanıldığını, mahcuzların da borçluya ait olduğunu, ikinci hacizde 5 numaralı dairede hazır bulunan borçlunun 3 numaralı dairenin kapısının içeriden açmasının da bunu kanıtladığını, yine 3 numaralı dairede borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) vekili, istihkak davasının kabulü gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “bir dubleks dairenin sonradan kapatılarak iki ayrı daireye dönüştürüldüğü, böylece takip borçlusu ile damadı olan üçüncü kişinin numaraları da farklı olan ayrı konutlarda oturduğu, dava konusu hacizlerin ise üçüncü kişinin konutunda yapıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
1)08.10.2009 Günlü Hacze Yönelik İstihkak İddiasına İlişkin Yapılan İncelemede;
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasanın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.7.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000.000.000.- TL’sını geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların (on milyon TL) 10,00.-TL ‘sını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
2009 yılında bu parasal sınır 4.030,00.-TL olarak uygulanmıştır. Öte yandan 14.11.2009 gün ve 27406 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 392 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde, 2009 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 2,2 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2010 yılında icra mahkemelerince istihkak davaları sonucunda verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin.4.110,00.-TL’sını geçmesi gerekir.
Temyiz konusu dava değeri dava konusu edilen her bir haciz için ayrı ayrı belirleneceğinden somut olayda 08.10.2009 günlü hacze ilişkin dava değeri mahcuzların değeri olan 830,00.-TL’sıdır.
Bu durumda anılan hacze yönelik hüküm kesin nitelik taşıdığından davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)24.09.2009 günlü hacze yönelik istihkak iddiasına gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden takibe konu borç ile ilgili Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2010/837 Esas sayı ile devam eden menfi tespit davasının bulunduğunu anlaşılmaktadır. Bu davada verilecek karar ise istihkak davasının sonucunu etkileyecek niteliktedir.
Bu nedenle Mahkemece öncelikle anılan dava dosyasının getirtilip incelemesi, dava konusu icra takibi ile ilgili ise sonucunun bu davada bekletici mesele yapılması gerekmektedir.
Bu husus dikkate alınmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: 08.10.2010 günlü hacze konu mahcuzlarla ilgili istihkak iddiası yönünden davalı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İİK’nun 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca REDDİNE, 24.09.2010 günlü hacze konu mahcuzlarla ilgili istihkak iddiası yönünden alacaklı vekilinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.