Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9583 E. 2012/7986 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9583
KARAR NO : 2012/7986
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıya ait aracın trafik sigortacısı olduğunu, 27.07.2009 tarihinde araç sürücü belgesiz … yönetimindeyken gerçekleşen kazada ölen… mirasçılarına 21.804 TL tazminat ödediğini ileri sürerek ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin araç kiralama iş yaptığını, aracı kanuni prosedüre uygun olarak dava dışı …’ya kiraladığını, bu şahsın aracı sürücü belgesiz üçüncü kişiye vermesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, aracı kiralayan …ı’nın sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ehliyetsiz araç kullanımına bağlı rücuen tazminat davasıdır.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının sigortacının işletene rücu hakkını düzenleyen B.4 maddesinin
(c) bendine göre sigortacı, tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmesi halinde, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir.
Somut olayda;
Araç kiralama işi yapan davalı şirket, aracı kaza günü dava dışı… isme kiraladığını, bu şahsın da ehliyetsiz …’a aracı teslim ettiğini, bu teslimde rızasının bulunmadığını ve bu nedenle sorumluluğunun da olamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, mahkeme de davalının bu savunmasına itibar ederek davanın reddi yönünde hüküm tesis etmiştir.
Kısa süreli kiralama esnasında da işleten sıfatı devam eden davalının, bu savunmaları davacı … şirketine karşı ileri sürebilmesine olanak yoktur. Davacı …, anılan madde uyarınca davalıya rücu hakkını kullanmakta olup, davalı şirketin, kendi aralarında akdedilen araç kiralama sözleşmesine aykırı hareket eden ve rızası dışında aracı ehliyetsiz şahsa teslim eden dava dışı …’ya, iç ilişkileri çerçevesinde rücu edebilme imkanı saklıdır.
Hal böyle iken, mahkemece taraf delilleri toplanarak işin esasına girildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanlış gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.