Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/9817 E. 2011/12817 K. 22.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9817
KARAR NO : 2011/12817
KARAR TARİHİ : 22.12.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10507 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, … İcra Müdürlüğü’nün 2010/249 sayılı Talimat dosyasında yapılan 15.12.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlular ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu …’in kardeş olduğunu, istihkak iddiasının borcun ödenmesinin engellenmesi ya da geciktirilmesi için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü, sunulan delilerin de davayı kanıtlamaya elverişli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “takip borçluları ile üçüncü kişinin akraba olduğu, verilen kesin süre içinde mahcuzlara ilişkin fatura ve her türlü yazılı belgenin sunulamadığını, tanıkların da haczedilen eşyalarla ilgili bilgisinin bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Mahkemece üçüncü kişi ve borçlu arasındaki akrabalık bağından yola çıkılarak İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu gerekçesi ile üçüncü kişinin ispat yükü altında olduğu kabul edilip, sunulan deliller buna göre değerlendirilmiştir.
Oysa dosya içindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu haciz adresinin borçlu ile ilgisini ortaya koyan bir delilin elde edilemediği görülmüştür. Bu durumda davalı alacaklı tarafın istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü yönündeki savunması da dikkate alınarak muvazaa olgusunun araştırılması, örneğin haciz adresinde haciz tarihinden itibaren geriye doğru kimlerin faaliyet gösterdiğinin ilgili vergi dairesi ve kolluk aracılığı ile tespiti ile alacaklı tarafa varsa buna ilişkin kanıtlarını sunma olanağının da tanınması, sonucuna göre mülkiyet karinesinin kimin yararına olduğunun değerlendirilip, toplanan delillere göre bir karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar araştırılmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.