Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/983 E. 2011/1584 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/983
KARAR NO : 2011/1584
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Didim İcra Müdürlüğünün 2009/125 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, 13.4.2009 tarihli ilk haciz sırasında icra müdürünce alacaklı vekiline süre verildiğini, alacaklı vekilinin itiraz etmemesi nedeni ile müvekkilinin mülkiyet iddiasının kabul edilmiş sayılması gerektiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin 13.4.2009 tarihinde yapıldığını ve davacı şirketin yetkili temsilcisinin haciz sırasında hazır bulunup istihkak iddiasında bulunmasına rağmen davayı süresinde açmadığını, davacının sunduğu faturaların haczedilen mallarla ilgili olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 13.4.2009 tarihli ilk haciz sırasında icra müdürünce alacaklı vekiline süre verilmesine karşın sürenin açıkca belirtilmemesi nedeniyle alacaklının 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılamayacağı, 13.4.2009 tarihli haciz sırasında hazır bulunan 3.kişi yetkilisinin haczi bu tarihte öğrendiği bu nedenle davanın süresinde açılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96. vd. madelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 96 vd. maddesine göre istihkak iddiası borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3.kişi tarafından bizzat kendi lehine yada İİK.nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran kişiler, diğer bir 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından
yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK.nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedürünün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3.kişiye tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tebliğ edilmediği takdirde hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı 3.kişi tarafından istihkak davası açılabilir.
Somut olayda, 13.4.2009 tarihli ilk haciz sırasında hazır bulunan 3.kişi yetkilisi (aynı zamanda takip borçlusu olan)… tarafından davacı 3.kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunulmuş, bu iddia ile dava açma süresi kesilmiştir. İİK.nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedür işletilmediğine göre hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı 3.kişi tarafından istihkak davası açılabileceğinden davanın süresinde olduğu gözetilmeden aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Ancak, dava konusu mahcuzlar 3.kişinin ticaret sicil adresinde haczedilmiştir. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu yararına ise de bu yasal kareninin aksinin her türlü delille ispatı olanaklıdır. Davacı 3.kişi tarafından ibraz edilen faturaların çoğu hacizden sonraki tarihli olduğu gibi mahcuzlara ait olup olmadıkları kesin olarak anlaşılamamaktadır. Kaldı ki, takip borçlusundan …aynı zamanda 3.kişinin ortağı ve yetkili temsilcisi olup aralarında fiili ve hukuki irtibat vardır. Bu durumda, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken süreden reddine karar verilmesi doğru değil ise de sonuç olarak doğru olan hükmün onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL. kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.